Osmanlı Su Yollarının Sevk ve İdaresi
Osmanlı’nın modern bir devlete yakışır şekilde her konuda idari bir sistem geliştirdikleri günümüze kadar ulaşan son derece düzenli bir arşivin mevcudiyetinde kendini göstermektedir. Fatih Sultan Mehmed’in su yollarının sevk ve idaresi için Su Nezareti kurduğu bilinmektedir. Ancak Roma, Bizans ve Selçuklu döneminden kalma su yollarını ve şebekelerini kullanmaya devam eden ve yenilerini inşa eden Osmanlı’nın, Fatih Dönemi öncesinde de oturmuş bir yönetim sisteminden yoksun olduğu söylenemez. Bizans ve Selçuklu topraklarını devr alan Osmanlı’nın, devamlılık sürecinin kaçınılmaz bir gereği olarak, sabık yönetim sistemlerini de ne derece devr aldığı ve geliştirdiği çok geniş kapsamlı bir tartışmanın konusu olduğundan makalemizin dışında tutulmuştur. Arşiv kaynaklarına dayanan bu makalemizde bizim için önemli olan Osmanlı’nın su yolarını sevk ve idarede izledikleri yöntem, şehir ve kasabalarda halkın su ihtiyacını karşılamak için aldıkları önlemlerdir. Kilometrelerce uzaktaki suyun doğal kaynak ve barajlardan künkler ve su kemerleri yardımıyla havuzlara ve oradan sırasıyla maslak, maksem ve su terazilerine ulaştırılması ve akabinde şehir ve kasabalardaki sayısız cami, medrese, han, hamam, sebil, çeşme ve evlere tevzii şüphesiz oturmuş ve düzenli bir yönetim sistemi ile ancak gerçekleşebilirdi.
İnsan Kaynakları Yönetiminde Çalışanların Kendilerine Doğru Yolculuk Yöntemi: Yetenek Yönetimi
İşletmelerin başarı sağlamasında anahtar role sahip çalışanların işe alımı, eğitilmesi, geliştirilmesi ve yeteneklerinden uygun bir şekilde yararlanılması sürecini kapsayan yetenek yönetimi kavramı bugün insan kaynakları yönetiminde temel başarı faktörü haline gelmiştir. Yetenekli çalışanların işletmeye çekilmesi ve işletmede tutulmasının giderek zorlaştığı bir ortamda faaliyet gösteren işletmeler, yetenek yönetimi stratejileri ile sahip oldukları yetenekli çalışanlardan işletme amaçları doğrultusunda etkin bir şekilde yararlanabilmektedirler. Ayrıca, yetenek yönetimi ile çalışanlara eğitim ve kendilerini geliştirme olanakları tanınmakta, bu da onların işletmeye bağlılıklarını artırarak, işletmede kalmalarını sağlamaktadır. Bu çalışmada insan kaynakları yönetiminde yeni bir bakış açısı olarak ele alınan yetenek yönetimi kavramı ve kapsamı tartışılacaktır.
Denetim Firmalarının Sunduğu Hizmet Kalitesi, Müşteri Tatmini ve Sadakati: SERVPERF Ölçeği
Hizmetler ürünlerden farklı olarak; soyuttur, homojen değildir, üretimi ve tüketimi eşzamanlıdır. Hizmetin soyut yapısı, hizmet kalitesinin ölçümünde ürün kalitesinden farklı olarak yeterli objektif ölçü olmamasına neden olmuştur. Objektif ölçülerin yokluğunda hizmet kalitesinin ölçümü için müşterinin algıladığı kalite üzerine odaklanılmıştır. Literatürde algılanan hizmet kalitesinin ölçümü için farklı ölçekler geliştirilmiştir. Söz konusu bu ölçeklerden biri de SERVPERF’tir. Bu ölçek algılanan hizmet kalitesini; müşterinin hizmet performansını değerlemesini sağlayarak tespit etmektedir.
Denetim firmalarının sunduğu hizmet kalitesinin ölçülmesinde de müşterilerin algıladığı hizmet kalitesinin tespiti önemli bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda bu çalışma, denetim firması müşterisi olan işletmelerin algıladıkları hizmet kalitesinin, müşteri tatmini ve sadakati üzerindeki etkilerini tespit etmeyi amaçlamıştır.
İşletme Mezunlarının İş Hayatındaki Yeri ve İşletme Eğitimi: 1000 Büyük Sanayi Kuruluşunun İşletme Mezunlarından Beklentileri Üzerine Bir Araştırma
Bu çalışmada Türkiye’deki önde gelen sanayi firmalarının değerlendirmelerine başvurarak, işletme eğitiminin yeterlilik düzeyi, müfredat etkinliği, sosyal yararlılığı gibi ölçütler açısından değerlendirilerek, işletme mezunlarının iş hayatındaki durumlarıyla aralarında anlamlı ilişki olup olmadığının saptanması, eğer varsa bu ilişkinin yorumlanması amaçlanmıştır.
İşletme eğitiminin değerlendirilmesi ve mezunların iş bulma koşulları ile ilgili ülkemizde yapılmış yeterli düzeyde akademik çalışma bulunmaması, gerek işletmelerin gerekse işletme eğitimi veren fakültelerin araştırmayı referans çalışma olarak kullanabilecek olmaları, çalışmayı önemli kılmaktadır.
Araştırma kapsamında web anket yöntemi kullanılmış, anket İSO (İstanbul Sanayi Odası) tarafından her yıl belirlenen Türkiye’nin 1000 Büyük Sanayi Kuruluşuna e-posta aracılığı ile gönderilmiştir. Elde edilen sonuçlar ışığında işletme eğitiminin, işletmecileri iş hayatına hazırlama konusunda yetersiz yönleri olduğu söylenebilir.
Hizmet Kalitesi Ölçüm Modelleri SERVQUAL ve SERPERF'in Karşılaştırmaları Analizi
Bu çalışmanın temel amacı hizmet kalitesi literatüründe tartışılan bazı konulara farklı bir kültürden, Türkiye’den bulgularla yeni kanıtlar sağlamaktır. Bu amaç çerçevesinde çalışmada genel kabul görmüş hizmet kalitesi ölçüm modelleri SERVQUAL ve SERPERF’in güvenilirliği ve
geçerliliği sınanmış, modellerin boyutsal oluşumları ve hizmet kalitesini ölçmede hangisinin daha güçlü olduğu araştırılmıştır. Araştırmada 440 banka müşterisinden toplanan verilerle AMOS 6.0 kullanılarak doğrulayıcı faktör analizi yürütülmüştür. Analiz sonuçları SERVQUAL ve SERPERF modellerinin istatistiksel olarak geçerli ve güvenilir olduğunu ve SERPERF modelinin hizmet kalitesinin boyutlarını açıklamada SERVQUAL modeline göre kısmen daha güçlü olduğunu göstermiştir. Ayrıca SERPERF modelinin tek boyutlu olmadığı, SERVQUAL modeli gibi beş boyuta sahip olduğu tespit edilmiştir.
İşgücü Verimlilik Takibi İçin Sistem Tasarımı ve Karar Destek Modelinin Geliştirilmesi
Bu çalışmada, iş süreçlerini takip eden herhangi bir bilgisayar destekli program kullanmayan KOBİ’ler için daha düşük maliyetli ve kısa sürede işletmeye adapte olabilecek üretim takip ve analizi yapan bir karar destek sistemi (KDS) oluşturulmuştur. Veri analizleri Kurusawa’nın “Oranlarla İşgücü Verimliliği Modeli” ile yapılmıştır. Bu modele ilave olarak “Parça verimliliği”, “Makine verimliliği”, “Vardiya verimliği” ve “Kapasite kullanım oranı” da oluşturulan KDS’ne eklenmiştir.
Oluşturulan KDS’nin en önemli faydası, verileri sisteme operatörlerin girmesine olanak tanıması ve duruş nedenlerinin kodlanması ile duruşların da takip edilebilmesinin sağlanmasıdır. Bu uygulama ile işgücü verimlilik oranları günlük takip edilebilecek, KDS’ne veri girişi için gerekli olan mühendis işgücü süresi ortadan kalkacak, duruş nedenlerinin analiz edilmesine olanak tanınacaktır.
- 2009
- Devlet Üniversiteleri
- Dumlupınar Üniversitesi
- Çiğdem Özsever
- Decision Support System; Workshop Productivity Management by Ratio Model
- Endüstri Mühendisliği
- Fen Bilimleri
- İşgücü verimliliği; Karar Destek Sistemi; Oranlarla İşgücü Verimliliği Modeli
- Labour productivity
- Mimarlık
- Mühendislik Fakültesi
- Nihal Erginel
- Tülay Gençoğlu
Türkiye'de E-İş Uygulamaları: İlk 500'e Giren İşletmeler Üzerine Bir Araştırma
Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmeler ve internetin yaygınlaşması, işletmelerin e-İş sistemlerine olan ilgisini arttırmıştır. Bu çalışmada, e-İş sistemlerinin gelişimi kısaca incelendikten sonra işletmeler tarafından yaygın olarak uygulanmaya başlayan e-İş sistemlerinden Kurumsal Kaynak Planlamas (ERP), Tedarik Zinciri Yönetimi (SCM) ve Elektronik Ticaret (E-Ticaret) sistemleri kısaca tanıtılmış ve Türkiye'de üretimden satışlara göre ilk 500'e giren işletmelerde uygulama düzeyleri incelenmiştir. Ele alınan e-İş sistemlerini uygulamaya başladıktan sonra işletmelerin performansının ne yönde değiştiğini ortaya koyabilmek amacıyla ürün, üretim süreci, maliyetler, diğer finansal göstergeler, teslimat, tedarik, esneklik ve müşterilerle ilgili ölçütler kullanılmıştır. Çalışmanın bulgularına göre, işletmeler arasında en yaygın olarak uygulanan e-İş sisteminin ERP olduğu ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, performans ölçütlerinin her birine göre e-İş sistemleri uygulamaya konulduktan sonra işletme performansı iyileşmekle birlikte, performans artışlarının istenen derecede yüksek gerçekleşmediği ortaya çıkmaktadır.
Çalışanların Öz Yeterlilik Algılamasının Yenilikçilik ve Risk Alma Üzerine Etkisi: Kamu Sektöründe Bir Araştırma
Kişilerin sahip oldukları yeteneklere olan inancı, örgütsel boyutta sergileyecekleri yenilikçilik ve risk alma davranışlarını etkileyebilmektedir. Bu çalışmada çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan 230 kişiye bir anket uygulanarak öz yeterlilik algıları ile yenilikçi davranma ve risk alma eğilimleri ölçülmüştür. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde değişkenler arası ilişkiler araştırılmış ve ortalamalar arası farklar bağımsız örneklem t-testi ile incelenmiştir. Sonuçlar, çalışanların öz yeterlilik algılarının ve risk alma eğilimlerinin ortalamanın üzerinde, yenilikçi davranışlarının ise yüksek düzeyde olduğunu göstermiştir. Ayrıca, öz yeterlilik algısı ile hem yenilikçilik hem de risk
alma davranışları arasında istatistiksel olarak anlamlı seviyede bir ilişki tespit edilmiştir.
- 2008
- Selçuk Üniversitesi
- Sosyal Bilimler
- A. Osman Tokat
- H. Nejat Basım
- Haluk Korkmazyürek
- İktisadi ve İdari Bilimler
- Innovativeness
- İşletme
- İşletme Anabilim Dalı
- Kamu Sektörü
- Öz Yeterlilik
- Public Sector
- Risk Alma
- Risk-taking
- Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi
- Self-efficacy
- Yenilikçilik
Firmaların Sürdürülebilir Rekabet Üstünlüğünün Bir Kaynağı Olarak Temel Yetenek: Genel Bir Değerlendirme
Artan globalleşme ve yoğun rekabet 1990’lardan beri firmaları rekabet üstünlüklerini artırmak için temel yeteneklerini geliştirecek gerekli araçları araştırmaya yöneltmektedir. Çünkü bir firmanın sürdürülebilir rekabet üstünlüğünün önemli bir kaynağı sahip olduğu temel yeteneğidir. Temel yetenek rekabet edebilirliğin temelidir. Bireysel firmanın mal ve hizmetleri firma temel yeteneğinin ürünüdür. Temel yeteneğin önemli kaynakları etkin teknoloji yönetimi, insan, organizasyonel öğrenme ve stratejik esnekliktir. Bu çalışma temel yeteneğe ilişkin literatürü incelemekte, dünya ve Türkiye’den temel yetenekle ilgili örnek olayları içermektedir.
- 2008
- Selçuk Üniversitesi
- Sosyal Bilimler
- Core Competence
- Esneklik
- Flexibility
- Hülya Bakırtaş
- İbrahim Bakırtaş
- İktisadi ve İdari Bilimler
- İşletme
- İşletme Anabilim Dalı
- Organizasyonel Öğrenme
- Organizational Learning
- Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi
- Sürdürülebilir Rekabet Üstünlüğü
- Sustainable Competitive Advantage
- Technologic Management
- Teknoloji Yönetimi
- Temel Yetenek
Hastanelerde Modern Yönetim Felsefesinin Verimliliğe Etkisi: Gevher Nesibe Hastanesinde Bir Uygulama
Bu çalışmanın amacı, hastanelerde hemşirelerin bakış açısıyla modern yönetim felsefesinin verimliliğe etkisini analiz etmektir. Araştırma bulgularına göre; hastanelerde verimliliğin iyileştirilmesinde ileri teknolojiden yararlanma, zaman yönetimi, nitelikli personel istihdamı, katılımcı yönetim felsefesi ve etkin maliyet yönetiminin en önemli faktörler olduğu gözlenmektedir. Ancak hasta tatmini ve hizmet kalitesinin verimliliğin iyileştirilmesine düşük düzeyde etki ettiği tespit edilmiştir. Ayrıca, hastanelerde verimliliği artırmak için en yaygın olarak kullanılan modern yönetim teknikleri, Toplam Kalite Yönetimi ve Dış Kaynaklardan Yararlanma (Outsourcing)’dır. Hemşirelerin hastanelerde verimliliğin
iyileştirilmesine yönelik tutumları genel olarak değerlendirildiğinde; modern yönetim felsefesinin uygulanmasına hem taraftar oldukları hem de olmadıkları sonucuna ulaşılmıştır.
Lise Öğrencilerinin Suçluluk ve Utanç Puanlarının Disiplin Cezası Alıp Almama ve Cinsiyetleri Açısından İncelenmesi
Bu çalışmada, öğrencilerin suçluluk ve utanç puanlarında, disiplin cezası alıp almama ve cinsiyet açısından anlamlı bir farklılık olup olmadığı ve disiplin cezası alan öğrencilerin görüşleri incelenmiştir. Araştırmaya, Adana Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki resmi ortaöğretim kurumlarından seçkisiz seçilen 2 okuldaki 1500 öğrenci arasından 75 disiplin cezası almış ve 75 disiplin cezası almamış toplam 150 (60 kız ve 90 erkek) lise öğrencisi alınmıştır. Öğrencilerin suçluluk ve utanç durumlarını ölçmek için Şahin ve Şahin (1992) tarafından geliştirilen Suçluluk ve Utanç Ölçeği kullanılmıştır. Disiplin cezası alma ile ilgili daha açıklayıcı bilgi alabilmek için disiplin cezası almış 75 öğrenci arasından seçilen 15 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Toplanan veriler bağımsız gruplar “t testi” yöntemi ile çözümlenmiştir. Öğrencilerin suçluluk ve utanç puanlarında, disiplin cezası alıp almamaları açısından anlamlı farklılıklar bulunurken, suçluluk puanlarında cinsiyetleri açısından anlamlı farklılıklara rastlanmıştır. Utanç puanlarında ise cinsiyetleri açısından anlamlı farklılıklar bulunamamıştır. Elde edilen bulgular ve disiplin cezası alan öğrencilerin görüşleri tartışılmış ve bazı önerilerde bulunulmuştur.
Trabzon İlinde Tıbbi Atık Yönetimi
Sağlık kurum ve kuruluşlarında oluşan atıklar, tıbbi atık veya diğer bir şekilde hastane atığı olarak adlandırılmaktadırlar. Bu atıkların tehlikeli özellik göstermelerinden dolayı çevre ve halk sağlığına zarar vermeyecek şekillerde oluşum yerlerinde toplanması, geçici olarak depo edilmesi ve buralardan alınarak nihai bertarafının yapılması gerekmektedir.
Yapılan bu çalışmada Trabzon Merkez ilçenin tamamı araştırma kapsamında bulundurulmuştur. Araştırma sahasında yapılan çalışmayla tıbbi atıkların nasıl bir işleme tabi tutulduğu yönetimsel açıdan hem anket hem de gözleme dayalı olarak araştırılmıştır. Araştırma sonunda sağlık kurum ve kuruluşlarında atıkların, evsel nitelikli atıklar, cam ambalaj atıkları, kesici-delici atıklar ve enfekte atıklar olarak ayrı toplandığı ancak kimyasal atıkların toplanmasında yeterli hassasiyetin gösterilmediği tespit edilmiştir.
Tıbbi atıkların nihai bertarafı aşamasında sterilizasyon kapasitesinin yeterli olmaması gözlenen sorunların bir diğeri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle ayrık toplanan tıbbi atıkların bir kısmı sterilizasyondan geçirilmekte, bir kısmı ise evsel atıkların içine gömülerek bertaraf edilmektedir.
- 2009
- Devlet Üniversiteleri
- Karadeniz Teknik Üniversitesi
- bertaraf
- Çevre Mühendisliği
- Clinical wastes
- disposal
- Elif Yazıcı
- handling
- İnşaat Mühendisliği
- Mühendislik Fakültesi
- Osman Üçüncü
- Sigma Mühendislik ve Fen Bilimleri Dergisi
- taşıma
- Tıbbi atık
- toplama
- Trabzon
- Trabzon
- transport
- Yıldız Teknik Üniversitesi
Türkiye’de Bir Havayolu İşletmesine Ait Parça Söküm Raporlarına İlişkin Veri Madenciliği Uygulaması
Veri madenciliği, farklı bir çok alana başarı ile uygulanan bir tekniktir. Havacılık sektörü de bu alanlardan birisidir. Özellikle Türkiye’de gelişmekte olan hava yolu işletmelerinde de kullanılması mümkündür. Havacılık sektörü, çok büyük miktarlarda veri ve bilgi birikiminin olduğu bir alandır. Bu veriler pilot, bakım, kaza, parça söküm veya tehir raporları şeklinde kayıt altına alınmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye’de bir hava yolu işletmesinin parça söküm raporları üzerinde veri madenciliği çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın amacı, uçaklarda kullanılan parçaların, herhangi bir arıza oluşmadan önce düzeltici ve önleyici işlemlerin yapılması için ikaz seviyelerinin tespit edilmesine yönelik kural geliştirmektir. Sonuç olarak parçaların ikaz seviyelerini temsil edecek anlamlı bir kural elde edilmiş ve bulunan kurallar doğrulukları ve güvenilirlikleri bakımından test edilmiştir.
Montaj Alanı İş Dağılımı Problemleri İçin Amaç Programlama Yaklaşımı
Gerçek hayatta sistemler birden fazla ve genellikle birbirleriyle çatışan amaçlara sahiptir. Uçak sanayinde sıfır hata ve zamanında teslimat faktörleri güvenlik ve prestij için önemlidirler. Ancak zamanında teslimat için hızlı ve yoğun bir şekilde yapılan üretimin hata oranlarını artıracağı açıktır.
Sütun Oluşturma Yaklaşımı İle Bir Havayolu Ekip Çizelgeleme Uygulaması
Ekip çizelgeleme problemi, hava yolu planlamasında karşılaşılan zor ve kapsamlı problemlerden biridir. Ekip çizelgeleme probleminde, her uçuş seferinin en az bir ekip eşleştirmesi tarafından kapsandığı minimum maliyetli eşleştirmeler kümesi bulunmaya çalışılır.
- 2009
- Sosyal Bilimler
- Fen Bilimleri
- Airline crew scheduling
- column generation algorithm
- crew pairing problem
- ekip eşleştirme problemi
- Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dergisi
- Gözde Çankaya
- Havayolu ekip çizelgeleme
- İşletme
- İşletme Anabilim Dalı
- küme kaplama problemi
- Mühendislik Fakültesi
- Murat Arıkan
- set covering problem
- sütun oluşturma algoritması
Üniversiteli Gençlerde Mesleki Tercihler ve Girişimcilik Eğilimleri
Çağdaş uygarlığın gelişmesinde girişimcilik unsuru hemen her dönemde çok önemli bir işleve ve yere sahip olmuştur. Adına bilgi toplumu veya iletişim toplumu denilen 2000'li yıllarda ise girişimci ve girişimciliğin öneminin bugüne kadar olduğundan çok daha fazla artacağı anlaşılmaktadır. Gelişmiş toplumlarda yüksek öğrenim görmüş gençlere "eğitilmeye hazır hale gelmiş kişiler" olarak bakılmaktadır. Diğer toplumlara nazaran daha girişimci olduğu kabul edilen Türk insanına da, özellikle üniversiteye adımını atan bir öğrenciye de "girişimci adayı" gözü ile bakmak gerekmektedir. Girişimcilik ruhu genetik olarak varolabileceği gibi aile, çevre, eğitim, gelir vs. gibi çeşitli unsurların da girişimcilik ruhunun gelişmesinde çok önemli etkenler olduğu kabul edilmektedir. Bu çalışmada, Haliç Üniversitesi öğrencilerinin girişimcilik eğilimlerinin oluşmasında ve mesleki tercihlerinde fiziksel, sosyal ve ekonomik çevrenin rolü incelenmeye çalışılmış ve bu amaçla kapsamlı bir anket yapılarak değerlendirilmiştir.
Kayseri'de Faaliyet Gösteren Girişimcilerin Liderlik Özellikleri
Gelişmekte olan ülkeler için ulusal ve bölgesel kalkınmanın temel anahtarı olduğu düşünülen girişimciler içerisinde büyük bir öneme sahip olan Kayserili girişimcilerin özelliklerini belirlemeye yönelik olarak yapılan bu çalışma tesadüfi olarak seçilen 150 girişimci üzerinde gerçekleştirilmiş, veriler anket yöntemi ile toplanmış ve bu veriler faktör analizine tabii tutulmuştur. Anket kapsamındaki girişimcilerle yapılan araştırma sonucunda anlamlı 5 faktör belirlenmiştir. Bu beş faktör demokratik liderlik özellikleri, yönetsel liderlik özellikleri, yetki devri ile ilgili liderlik özellikleri, serbest-bırakıcı liderlik özellikleri ve karizmatik liderlik özellikleri olarak isimlendirilmiştir. Ankete katılan girişimcilerin sonuçları ile teorik ve uygulamalı çalışmalarda yer alan liderlik özellikleri arasında belirgin farklılıklar bulunmamış, bu özelliklerle uyumlu sonuçlara ulaşılmıştır. Girişimcilerin liderlik özelliklerini değerlendirirken kullanılması gereken faktörler bu araştırma ile belirlenmiştir. Elde edilen bu beş faktörün, daha sonraki araştırmalarda liderlik özelliklerini belirlemede kullanılabileceği düşünülmektedir.
Joseph A. Schumpeter'in Girişimcilik Fikrine Dair Bir Not
Joseph Schumpeter, Theorie der wirtschaftlichen Entwicklung (1912) kitabının yedinci bölümüne, kitabın ikinci ve daha sonraki baskılarında yer vermemiştir. Schumpeter bu ilk baskıyı, tüm toplumsal gerçekliğin anlaşılması doğrultusunda, dinamik iktisadî yaklaşımı kurgulayabilmek amacıyla gözden geçirmiştir. Bu olgunun en belirgin yanı Schumpeter’in yenilikçi girişimciye yönelik tavrındaki farklılıktır. Nitekim Schumpeter 1930’lardan itibaren girişimci teorisini genişletmiş ve kısmen de olsa değiştirmiştir. Burada vurgulanan daha ziyade girişimci tipin işlevleridir. Dolayısıyla bu yazı, Schumpeter’in değişiminin esas nedeninin, onun düşüncesindeki epistemolojik ikilemden kaynaklandığını ortaya koymaya çalışmaktadır.
Türkiye'de Girişimcilik ve Belirleyicileri: Marmara ve Doğu Anadolu Bölgesi Üzerine Bir Uygulama
Çalışmada KOBİ kavramı çerçevesinde Türkiye'de mevcut girişimciliğin belirleyicileri ve buna bağlı olarak bölgesel dengesizlikte girişimci ayırımı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Elde edilen bulgulara göre Marmara Bölgesi girişimcileri ile Doğu Anadolu Bölgesi girişimcilerinin kaynakları etkin kullanma açısından farklılıklar arz ettikleri gözlenmiş ve bu yönüyle kaynakları etkin kullanamayan bölgenin aynı zamanda ülke milli gelirinden de düşük pay aldığı gözlenmiştir. Diğer taraftan Marmara Bölgesi girişimlerinin kapasite kullanımında üst seviyede olmalarına yol açan faktörler arasında AR-GE yapmaları ve pazar payını çeşitlemiş olmaları önem arz etmektedir. Doğu Anadolu Bölgesi girişimlerinin kapasite kullanım oranlarının yükselmesinde, istihdam edilen eleman sayısı ile pozitif ilişkinin varlığı, bölgede emek-yoğun üretim yönteminin kullanıldığına ve buna bağlı düşük katma değerli üretimin gerçekleştirildiği sonucuna ulaşılmıştır.
- Ankara Üniversitesi
- 2003
- Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi
- AR-GE
- Bölgesel Dengesizlik
- Determinants of Entrepreneurship. SME's
- Entrepreneurship
- Fatma Gündoğdu
- Girişimciliğin Belirleyicileri
- Girişimcilik
- Hayali Aksu
- Innovation
- İşletme
- İşletme Anabilim Dalı
- KOBİ'ler
- Ö. Selçuk Emsen
- R&D
- Regional Disparity
- Şule Özkan
- Yenilikçilik
Girişimcilik: Sosyo-Kültürel Bir Perspektif
Bazı toplumlar girişimcilik konusunda yüksek performans gösterirken diğerlerinde aynı performans görülmemektedir. Sosyal bilimciler bu farkın oluşmasında kültürün oynadığı rol üzerinde durmaktadırlar. Toplumun hakim değer ve zihniyet ölçüleri olarak kültürel unsurlar, belli tutum ve davranışların oluşmasını doğrudan etkilemektedir. Girişimci edimler için kültürün verileri büyük önem taşımaktadır. Girişimciler de üyesi oldukları kültürden bağımsız, ondan ayrı bir konumda değildirler. Yaşadıkları kültürden etkilenerek, bir takım etkinlikler içine girerler. Bu çalışmada, girişimciliği çevreleyen sosyo-kültürel bağlam irdelenmekte ve girişimciliğin sosyolojik evrenine ışık tutulmaktadır. Bu çerçevede, girişimcilik-sosyal yapı iliskisi, belirleyici faktörler ve kültürün girişimci kişilik/benlik oluşumuna etkisi açımlanmaya çalışılmaktadır.
