You are here

MİLLETLERARASI TEDHİŞÇİLİK

Share
Author Name

Journal Name:

Volume:

Publication Year:

Number:

Sayfa Aralığı:: 
55-70

Publication Language:

Abstract (Original Language): 
Kriminolog, sosyolog ve hukukçular arasında tedhişçilik (terörizm) in tarifi hususunda tam bir mutabakat bulunmadığı bilinmektedir. Söz konusu mutabakatsızhk, esasında, tedhişçilik suçlarıyla siyasal suç kavramını birbirinden ayırmak hususundaki güçlüklerden kaynaklanmaktadır. Bilimsel düzeyde kavramı hukukî yönden aydınlatmak amacıyla tedhişçiliğin değişik bakımlardan tasniflere tabî tutulduğunu görüyoruz: a) İç tedhişçilik, milletlerarası tedhişçilik, b) Adî hukuk çerçevesinde tedhişçilik, siyasal ve sosyal tedhişçilik, c) Doğrudan doğruya ve dolayısiyle tedhişçilik, d) Bireysel tedhişçilik, hükümetler veya devletler tarafından yapılan tedhişçilik gibi. Bizim burada açıklamaya çalışacağımız konu "milletlerarası tedhişçilik" dir. Milletlerarası tedhişçilik bakımından hemen bir kaç hususun tesbiti gerekir: Bir kere milletlerarası tedhişçilik deyince herşeyden önce, tedhiş eylemi dolayısiyle en az iki devletin menfaatlerinin ihlâl edilmiş olması söz konusudur; failin veya suç mağdurunun ayrı ayrı devletler uyruğunda bulunmaları, ya da tedhişçilik suçunu işleyenin yabancı üçüncü bir ülkeye kaçmış bulunması gibi. Milletlerarası tedhişçiliğin ikinci bir özelliği de, şiddet hareketinin doğrudan doğruya ve yakın mağduru, kurbanı olan kişilerle birlikte asıl maksadın belirli bir nüfus kitlesi, ya da insan grupları arasında dehşet, korku ya da ilgi hali yaratmaktan ibaret bulunmasıdır. Üçüncü olarak hareketin, halkın, kamunun dikkatini belirli amaçlar güden gruplar üzerine çekici ve devleti ağır bir takım tepkilere başvurmaya mecbur kılıcı nitelikte bulunması da milletlerarası tedhişçiliğin bir özelliğini teşkil etmektedir. Tedhişçi, amacına ulaşabilmek için masum insanların hayatlarına son vermek, onların vücut tamamiyetlerini ihlâl etmek, temel özgürlükleri tehdit ve tehlike altına sokmak yolunu tutmaktadır.