Journal Name:
- Turkish Studies
| Author Name | University of Author | Faculty of Author |
|---|---|---|
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Ölüm, insanın doğumu kadar gerçek bir olgudur. Ölüm bazen mevlaya kavuşma olarak, bazen de bu dünyadan göç etme, ayrılma olarak düşünülür. Ölen kişinin bu dünyada kendisine ait tek varlığı olarak mezarı kalır. Mezarların ölen kişinin sembolü olması yanında, bir diğer önemi de ölen kişiye saygının ve sevginin dile getirileceği son yer olarak karşımıza çıkmasıdır.
Gerek Türk kültürü olsun gerek İslam inancı olsun mezar kültürü insan hayatında çok önemli bir yer tutmaktadır. Özellikle mezar taşları tarihe tanıklık eden eserler olup, kendi döneminin dini inancını, edebi yaşamını ve sosyal hayatını yansıtır. Bilindiği gibi Türk tarihinin en önemli ve en eski belgelerinin başında da Orhun Anıtları gelmektedir. Ergin bu anıtlar hakkında “İnsanlık âleminin sosyal muhteva bakımından en mânalı mezar taşları… (Ergin 1970, Önsöz).”1 Olduğunu belirtir. Türk tarihi boyunca mezarlara verilen önem günümüzde de devam etmektedir.
Türklerde mezar taşlarında ayet ve hadis gibi dini yazılar; ağıt, övgü gibi edebi yazılar ile ölen kişinin sosyal statüsü ve değeri gibi onu anlatan yazılar bulunmaktadır. Bu yazılar arasında dönemin örf, adet ve gelenek gibi sözlü kültürlerde yerini almaktadır. Ölüye saygının en yoğun olduğu kültürlerden biri olan Türk kültüründe bu gibi mezar taşı öğeleri oldukça fazla bulunmaktadır.
FULL TEXT (PDF):
- 12