You are here

BİR İNTİHAL HİKÂYESİ

Journal Name:

Publication Year:

Author NameUniversity of AuthorFaculty of Author
Abstract (Original Language): 
Ülkemizin yayın tarihinin en önemli meselelerinden biri her halde intihaldir. Özellikle araştırarak bilgi üreten birçok yazar ve akademisyenin emekleri çoğunlukla amatörlerce hoyratça yağmalanmaktadır. Yağmalamayı pespaye seviyede yapanlar yanında kurnazca yapanlar da az değildir. Fakat asıl vahim intihal vakaları akademide yaşanmaktadır ve birçoğu görmezden gelindiği için meşrulaşmaktadır. Bu yağmalama ve intihalleri ne yazık ki hukuk yoluyla durdurmak çoğunlukla imkânsız veya yorucudur. Zaten hukuki süreçler de kendine ümit bağlayanları hayal kırıklığına ve bezginliğe uğratacak kadar çetrefilli veya maliyetlidir. Burada serencamını arz etmeye çalışacağım bir intihal vakası da uzun ve yorucu bir hukuk sürecinden geçmiştir. 2002 yılı sonlarında dava konusu olan intihal, tam 8 yıl sonra 2010 yılında kesin sonuca ulaşmıştır. Aslında daha sürmesi gereken bu hukuk süreci, tazminat aşamasından vazgeçildiği için 8 yılda sonuçlanmıştır. Dava açmaktaki amacım intihal vakasının suç ve aynı zamanda, intihali yapanın bunun cezasını gördüğüne dair örnek hüküm oluşmasını sağlamaktı. Yazıda da görüleceği üzere 8 yıl süren mahkeme sürecinde intihal yapan kişiye önce 1 yıl 8 ay, ikinci aşamada ise 5 ay hapis cezası verilmiş ve sonuçta hükmün infazı ertelenmiştir. Bu yazının amacı, hem bir intihal vakasını, hem de bir intihal vakasının hukuki sürecinin ibretlik hikâyesini kamuoyuyla paylaşmak ve akademik bilgi üreten insanların emeklerine saygı gösterilmesini sağlamaktır. Özellikle akademik dünyada yaygınlaşan intihalin önemine vurgu yapmaktır.