Journal Name:
- Güvenlik Stratejileri Dergisi
Key Words:
Keywords (Original Language):
| Author Name | University of Author |
|---|---|
Abstract (2. Language):
Iraq, like many other states in the Middle East, is an artificial product of Western imperialism. It was created by Great Britain at the end of World War I.
Since the First Gulf War, it has gone into a disintegration process. In the article
below, this process has been put forward. First, some general knowledge about the population and its ethnic
structure has been given. Then, the short history of Iraqi State is summarized in
regard to two main ethnic groups, namely Arabs and Kurds.
Arabs, though they constitute more than 75 percent of the total
population, do not have a common national identity. There is a strong
inconfidence between Shi’a and Sunni Arabs, the reasons of which are
examined in detail. Between Kurds and Arabs on the other hand, there is a
historical enmity going back to previous years. Beside those intergroup
inconfidences and enmities, there is a determinative tribal dispersal within each
group.
Since the foundation of Iraqi State, there was a carefully kept balance
between Sunni and Shi’a Arabs and Kurds. This state of balance, which was
based on Sunni Arab hegemony, has been broken down by American
intervention. And as there is not enough adhesive tape to keep those groups
together, the disintegration of Iraq is almost unavoidable.
A de facto Kurdish State has already been founded during the last
couple of years. Official recognition of it, is only a matter of time. There is no
suspicion that, such a development will jeopardize the regional security of
Turkey. Dimensions of the danger will come into being in the fothcoming years.
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Asağıdaki makalede parçalanma sürecine girmis olan Irak’ın durumu ve
bu sürecin Türkiye üzerindeki olası etkileri değerlendirilmistir.
Đngilizler tarafından 1921’de kurulan Irak’ın nüfusu ile ilgili genel bilgiler
verildikten sonra, nüfusun büyük çoğunluğunu olusturan iki ana etnik grubun
–Araplar ile Kürtlerin– göreli durumları tarihsel süreç içinde ele alınıp
incelenmistir.
Sii Arapların Irak’taki konumları 1921’den günümüze değin yasanan
gelismeler ısığında irdelenmis, bunların Sünnî ağırlıklı merkezi yönetimle
uyusmazlıkları, kendi aralarındaki anlasmazlıkları ve Baas yönetiminin etkili
politikaları sonunda giderek Arap ulusal kimliğini benimsemeleri anlatılmıstır.
Bugün ülkede faaliyette bulunan baslıca Sii gruplar ve bunların ülkenin geleceği
üzerindeki olası etkileri tartısılmıstır.
Kurulusundan beri devleti sıkı bir merkeziyetçilikle yöneten Sünnî
Arapların yönetim politikalarında süreç içinde meydana gelen değisiklikler
özetlenmis, bugün gelinen noktada Sünnî ve Sii Arapların Irak’ın parçalanması
tehlikesi karsısındaki yaklasımları ele alınmıstır.
Arapların ardından Kürtlerin durumu değerlendirilmistir. Kürt kimliği ve
Kürt sorunu hakkında özet açıklamalar yapıldıktan sonra, Irak Kürtlerinin
devletin kurulmasından buyana merkezi yönetimle çatısmaları ve bu süreçte
bölge dısı emperyalist müdahalelerin rolü yine özet olarak anlatılmıstır.
Birinci Körfez Savası’nı izleyen dönemde ülkenin kuzeyinde bir “de
facto” Kürdistan Devleti’nin kurulusu, bu olumsuz gelismeye Türkiye’nin katkısı
ve tepkisi, ortaya çıkan “de facto” olusumun yasama sansı irdelenmistir.
Amerikan isgali sonrasında temel parametrelerin değismesi ve bu değisikliğin
Kürt sorununa kazandırdığı yeni boyutlar ele alınmıstır. Kürdistan Devleti’nin
“de facto” bir olusum olmaktan çıkıp, resmen tanınması olasılığı ve Irak’ın
bölünmesi anlamına gelecek olan böyle bir durumun Türkiye’ye maliyeti
değerlendirilmistir
FULL TEXT (PDF):
- 1
7-33