Journal Name:
- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası
| Author Name |
|---|
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Süre terimi, soyut bir kavram olan zamanın somut bir kesimini ifade eder. Bu anlamda süreler, belirli olarak sınırlandırılmış veya önceden saptanabilir zaman kesimleridir. Hukukun değişik dalları, bu zaman kesimlerini, düzenledikleri hukuksal ilişkilerde, çeşitli hukuksal sonuçların doğmasını sağlayacak biçimde kullanırlar.1 Bu bakımdan hukukta süreler hakların ve yetkilerin kazanılması, kullanılması ve yitirilmesi yönünden önem taşırlar.2 Bu açıdan bakıldığında dava açma süreleri, ilgilinin hak arama hürriyeti kapsamında dava açabilme hakkını kullanabilmesi bakımından getirilmiş zaman sınırlamasını ifade etmektedir ki; ilgili, söz konusu zaman dilimi içerisinde dava açma hakkını kullanmadığı takdirde bu hakkını yitirmiş olmaktadır. Nitekim idari yargılama açısından olaya bakıldığında, idari işlemlere karşı idari yargı yerine başvurmak isteyenlerin, davalarını idari yargı yeri önüne götürebilmesi, kamu hizmetinin aksamaması ve idarenin işlemlerinin uzun bir süre dava açılma tehdidi altında kalmaması için zaman yönünden sınırlandırılmıştır.
FULL TEXT (PDF):
1209-1241