The geology and allocthonous units of the northwestern Sultandağ
Journal Name:
- Jeoloji Mühendisliği Dergisi
| Author Name | University of Author |
|---|---|
Abstract (2. Language):
The investigated area is located m the mcsrtherii part of the We^t Taurus monutala whose
tassement m Sultaııdeıde formation and age is of upper Oambrlaii-Lower Ordovîcian, This unit is unconu
formably overlain by a Ua»sic-Lutettaa aged continuous rodänantary sequence, This sequence is basically
Consist of pre-MaestrlehMai! carbonates and, pelagic and neriitio deposit!» of Mae»trlchttan-Lutetlait age.
Hoyran ophloMtMc melange was emplaced to the region by a tectonic process at the end of Lutetian, During
tha Upper Mjowne, tM& basin was filled bj a rapid terrestrial-lacustrine sediments initiated by a new
period of tectonic instablMty,
In the area, It is found that there are structures related tb Caledöniaaı and Alpine orogenesis. The Mesozolc
and Cenozoie aged formattons were folded by the Alpine orageny, On the other hand, it may be said
that Paleozoic aged Sultandede- formation was affected by both Oatedonlan and Alpine orogenesis. Sultandede
formation could he said to have emerged by the pre Devonian orogenlc phases, Due to erosion, the Lower
Ordovieian=Llas*!c aged rocks are not outcropped in the area,
The unconformity between Llassic-Lutetlan aged sedîments and the Upper Miocene aged Bafkonak formation
may be explained by the Pireneen orogenic phase, In the Pireneen orogenie phase, folds and systematic
joint sets also developed to the Liassie=Lutetiân aged sequence, After the Lutetian, the vertical movements
In ttie area were primarily dominant and, eonseqently, the faults developed Wmt affected the beds and
also fold axes. These faults however, present some difficulty in tracing the fold axes in the long dfetances.
The uplifting happened at the end of Pliocene, seems to help clarify the Rodanian onagenlc phase.
Suïtandaf kuzeybatısındaki alïokton birimler ve
ieolojisi adlı bu makalenin amacı, Kılıçkaya . Yukarı-
;ırtar sürükleııîmi ile Aydofmuş _ Celeptaf aürükleliml
ve yanotokton bir temel istifi üstüne yerleşmiş
ifiyolitik kökenli allokton kayaların (birimlerin)
eometrîsini }yerle§me bigiminl ve yanotokton istif ile
ıe tür bir ilişki içerisinde bulunduğunu belirlemek, bölrenin
yapısal jeometrisini ortaya koymaktır, İnceleme
Janındakl yanotokton ve otokton birimlerin stratigraisi
daha önee ortaya konmuştur (Demirkol - Yetiş,
1984). Çalıgılan • bölge İsparta ve Afyon il sı
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Batı Toroslar'm kuzeyinde bulunan inceleme alanında temeli Üst Kambriyen-Âİt Ordovisiyen yağlı
Sultandede formasyonu oluşturur; Bunu 'açısal uyumsuzlukla Liyas-Lütesiyen yağlı sürekli sedimanter bir
istif üstler. Bu latif Maestrlhtiyen öncesinde karbonatlardan, Maestrihtiyen Lütesiyen aralığında pelajik ve
neritik çekellerden oluşmaktadır, Lütesiyen sonunda tektonik bir dokanakla Hoyran ofiyolitli karışığı bölgeye
gelmektedir/ Bölgede Üst Miyosen'de başlayan yeni bir tektonik etkinlik dönemi içinde hızlı bir karasal "ve
gölsel kırıntılı depolanma söz konusudur»
İnceleme alanında Kaledoniyen ve Alpin daf oluğum hareketleri île gelişmiş, yapı şekilleri gözlenmiştir.
Meaozoyik ve Senozoyik yaşlı formasyonları Alpin dag oluşumu ile kıvrımlanırken, Paleozoyik yağlı Sultandede
formasyonu hem Kaledoniyen, hem de Alpin daf oluşumu hareketlerinden etkilenmiştir, Sultandede formasyonu,
çalıgma alanında Devoniyen öncesi bir daf o^şum evresi ile kıvrımlamp su üstü olmuştur, inceleme
alanında Alt Ordovisiyen-LIyas aralığını temsil eden birimlerin bulunmaması, belirtilen zaman aralığında çökelmeme
nedeniyle değil de, bunların aşınım ile yok oldukları geklinde açıklanabilir,
Liyas-Lütesiyen yaşlı sedimanter istif İle Üst Miyosen yaşlı Bafkonak formasyonu arasındaki uyumflusluk
Pireneen evresi İle ilişkilidir, Pireneen evresine bağlı olarak Liyas-Lütesiyen yağlı istifte kıvrımlar ve
sistemli eklem takımları gelişmiktir, Lütesiyen sonundan başlayarak çalışma alanında birinci derece egemen
olan düşey yükselme ve alçalmalar, bunlara baglı olarak gelişen faylar, bir taraftan katman durumlarım etkirken
diger taraftanda kıvrım eksenlerinin uzun mesafelerde izlenmesini gûçle§tirmi§tir, Pliyosen sonundaki
yükselmeler İse Rodanîyen evresini belirlemektedir,
3-10