You are here

BİLİMDE SANATIN ROLÜ

THE ROLE OF ART IN SCIENCE

Journal Name:

Publication Year:

DOI: 
10.4305

Keywords (Original Language):

Abstract (2. Language): 
The study of architectural, urban and related technical design struggles with its context sensitivity hampering a contextless and categorybound scientific generalization. Many concepts describing design issues are different from the categories and variables of empirical science. Incomparable categories such as ‘strong’, ‘useful’ and ‘beautiful’ have to be combined in design. These combinations cannot be expressed in a ‘statement-based’ scientific discourse. Design annoyingly jumps through its sentences and statements that unroll primarily in time. Images are indispensible in communicating the spatial diversity observed or intended. Materializing spaces allows contradictions, but it is not irrational. It only transcends the categories of verbal language and classical logic. It uses the sources of imagination in a rational, but not always in a logical, and certainly not in a predictable way. Art shifts the boundaries of imagination. And imagination is the foundation of both science and design. Art transcends categories into new imaginations. New imaginations are required to find new categories as components of a composition. Design restricts itself to realizable imaginations. Its boundary is ‘possibility’, whereas science restricts itself to ‘probability’. Science is a human design, and design is an art. So, even science is an art, a human creation. After all, probability supposes possibility and that supposes imagination. Imaginations and designed instruments often have preceded scientific progress. Design is not a part of science, but science is a part of design. It is in particular a part of the realization of a design. That shows the advantage of a scientific education for designers. It makes them less vulnerable in the company of specialists. A design concept will weigh up and integrate advice from the specialists. And these advices are often contradictory. Diverging specializations result in an archipelago of sciences, no longer criticizing each other. That is why science falls in the public’s esteem. But, here is still a demand for imagination. That is the role of art and design. The public imagination fails in solving actual problems. It fails by global homogenization of culture, its everywhere generalized solutions. It fails by a decreasing awareness of real bio-diversity. It fails by a lack of awareness of the combinatory explosion of possibilities imagination can produce. Design should explore the improbable possibilities. It should shift incomparable categories just as our senses combine different sensory impressions. That is the foundation of concept formation. It integrates the experience of moving your body into object constancies while the boundaries are shifting. These new objects may become the different components and details of a design composition. And every level of scale has its own composition causing an interesting tension if it does not break down into chaotic incoherence. The legend of a drawing is the key of the composition, its vocabulary. It designates the components of the composition and its characteristic, crucial, connecting and marking details. To explore our possibilities, to extend our freedom of choice, we have to break down the limitations of our imagination, increasingly bounded in cliché’s by the mass media. We have to study the hidden suppositions of our imagination to find improbable possibilities. Since science is broken up into specialisms, hiding themselves in subcultures, paradigms and jargon, art and design now have a task in science.
Abstract (Original Language): 
Mimarlık, kentsel tasarım ve ilgili tüm teknik tasarım alanları, bağlamsız ve kategori bağımlı bilimsel genellemeyi reddeden bir bağlam duyarlı yaklaşımla hareket ederler. Tasarım konularını tanımlayan birçok kavram, kategorilerden ve görgül bilimin değişkenlerinden farklıdır. ‘Dayanıklı’, ‘yararlı’, ‘güzel’ gibi birbirleri ile karsılaştırılamayan kategoriler tasarımda biraraya gelmek durumundadır. Bu birleşimler (kombinasyonlar) ‘yargı temelli’ (statement-based) bilimsel söylemlerle açıklanamazlar. Tasarım, sinir bozucu bir biçimde, zamanla açıklığa kavuşturacağı hüküm ve saptamalarla yola çıkar. Görsel imgeler, gözlenen ve niyet edilen mekansal çeşitlilik ile iletişim kurmada kaçınılmazdır. Mekanı cisimleştirmek çelişkileri olanaklı kılar, ancak bu akıldışı bir durum değildir. Tasarım, sözel dile ve klasik mantığa aşkınlaşır. Tasarım, akılcı ama her zaman mantıklı olmayan, kesinlikle öngörülemez bir biçimde imgelemin kaynaklarını kullanır. Sanat düşgücünün (imgelemin) sınırlarını öteler. Düsgücü hem sanatın hem de bilimin temelidir. Sanat, yeni imgelemlere doğru kategorilerin ötesine geçer. Yeni imgelemler, yeni kompozisyonların yapıtaşı niteliğindeki yeni kategorileri bulmak için gereklidir. Tasarım, kendini gerçekleştirilebilir imgelemler ile sınırlar. Bilim kendini ‘olasılık’ ile sınırlarken tasarımın sınırı ‘olabilirliktir. Bilim beşeri bir tasarımdır, tasarım ise bir sanattır. Bu durumda bilim bir sanat ve beşeri bir yaratımdır. Bu nedenledir ki olasılık, olabilirliği ve olabilirlik de düşgücünü varsayar. İmgelemler ve tasarım araçları sıklıkla bilimsel gelişimin önünü açarlar. Tasarım bilimin bir parçası değilse de, bilim tasarımın bir parçasıdır. Bilim, tasarımın tikel olarak gerçekleştirilmesi durumunda yer alır. Bu, tasarımcıların bilimsel eğitiminin ayrıcalıklı konumuna işaret eder. Bir tasarım kavramı farklı uzmanlardan gelecek önerileri tartıp bütünleştirecektir. Bu öneriler çoğu zaman karşıt ya da çelişkilidir; ama tasarım bundan güçlenerek çıkacaktır. Farklı uzmanlaşmalar, bilimde birbirlerini eleştiremez hale gelen farklı bilim alanlarının takımadaları gibi bir aradalığa yol açmaktadır. Bilim bu yolla kamuoyunda saygınlığını yitirmektedir. Bununla birlikte hala düşgücü için bir talep söz konusudur. Bunu da sanat ve tasarımın rolü sağlayacaktır. Kamusal imgelem gerçek problemlerin çözümünde başarılı olamamıştır. Bu başarısızlığın nedeni, her bağlamda çözümleri genelleyen kültürün küresel homojenleşmesidir. Gerçek biyo-çeşitliliğin varlığına yönelik farkındalığın azalmasında bu başarısızlığın rolü vardır. Düşgücünün üretebileceği olanakların birleşimsel keşfi konusundaki farkındalık da, bir diğer etken olarak etkindir. Tasarım, olası olmayan olanaklılıkları aramalıdır. Duyularımızın farklı duyusal etkileri birleştirmesi gibi tasarım da karsılaştırılamayan kategorileri ötelemek durumundadır. Bu, kavram inşasının temelidir. Bu durum, sınırlar ötelenirken bünyenizin nesnenin kararlılığı içerisinde hareket ettirme deneyimini bütünler. Yeni nesneler, yeni tasarım kompozisyonlarının yapıtaşı ve ayrıntısı haline gelir. Her ölçek düzeyi, eğer kaotik uyumsuzluğa meydan vermiyorsa, ilginç bir gerilime neden olan kendi kompozisyonuna sahiptir. Bir tasarım çiziminin lejandı, kompozisyonun anahtardır, onun sözcük dağarcığıdır. Kompozisyonun yapıtaşlarını, karakteristiğini, can alıcı, ilişkilendirici ve belirleyici ayrıntılarını belirler. Olabilirliklerimizi keşfetmek, seçim özgürlüğümüzü geliştirmek için artan bir biçimde kitle iletişim araçlarının klişeleriyle sarmalanan düşgücümüzün sınırlarını kırmak zorundayız. Olası olmayan olabilirlikleri bulmak için düşlemlerimizin gizli kabulleri üzerine çalışmalıyız. Bilim, kendini altkültürlere, değerler dizilerine (paradigmalara) ve jargonlara gizleyen uzmanlıklara böldüğü için, sanat ve tasarım, bilim içinde bir göreve sahiptir.
FULL TEXT (PDF): 

REFERENCES

References: 

JONG, T. M. de, VOORDT, D.J.M. van der, eds. (2002) Ways to study and
research urban, architectural and technical design, DUP Science, Delft.
PIAGET, J., INHELDER, B. (1947) La representation de l’espace chez
l’enfant, Presses Universitaire de France, Paris.
KANT, I. (1781, 1976) Kritik der reinen Vernunft, Suhrkamp Verlag,
Frankfurt am Main.
HACKING, I., (2005, 1983) Representing and Intervening. Introductory
topics in the philosophy of natural science, Cambridge University Press,
New York.
HARRISON, G.A., WEINER, J.S., TANNER, J.M., BARNICOT, N.A. (1964)
Human Biology, The Clarendon Press, Oxford.

Thank you for copying data from http://www.arastirmax.com