You are here

Dr. Ayse FARSAKOGLU EROGLU, Hâce Muhammed Lutfi Efendi’nin Siirlerinde Din ve Tasavvuf Kültürü, zmir: Isık Akademi Yayınları, 2010, 936 s, ISBN: 978-605-5557-11-9.

Journal Name:

Publication Year:

Author NameUniversity of AuthorFaculty of Author
Abstract (Original Language): 
Halk arasında “Efe” , “Efe Hazretleri” ya da “Alvar imamı” olarak bilinen Hâce Muhammed Lutfi Efendi, son asırda Erzurum’da yetismis önemli mutasavvıflardandır. 1868 yılında Erzurum’un Pasinler (Hasankale) ilçesine baglı Kındıgı (Altınbasak) köyünde dünyaya gelen Muhammed Lutfi Efendi, anne cihetiyle seyyittir. Efe Hazretleri, ilk tahsilini babası Hüseyin Efendi’den tamamlayarak icazet almıs ve 1889-1890 yılında Pasinler’in Sivaslı Câmii’ne imam olarak tayin edilmistir. &lmi, ahlakı ve karakteriyle halkın sevgisini kazanan Alvarlı Efe, bir süre sonra babasıyla birlikte Bitlis’e giderek Küfrevî Hazretleri’ne intisap etmis, 1894/95 yılında Hazret-i Pir Küfrevî’den halifelik icazeti almıs ve onun bir halifesi olarak Hasankale’ye dönmüstür. Daha sonra Hâce Muhammed Lutfi Efendi, Muhammed Küfrevî Hazretleri’nin izniyle Tillo’da Seyh Nur Hamza’nın yanına gitmis ve ondan Kadiri tarikati icazeti almıstır. 1891 yılına kadar Hasankale’de çalısan Efe Hazretleri, bu tarihten sonra merkeze baglı Dinarkom köyüne tayinini yaptırmıs ve 1916 yılına kadar burada ikamet etmistir. Erzurum ve çevresinde Ermenilerin baslattıgı isyan ve katliam üzerine, Ermeni zulmüne karsı mücadele etmek için halkı cesaretlendiren Lutfi Efendi, kendisiyle birlikte gelen bir grupla Rus cephaneligini ele geçirmistir. Yaklasık 60 kisiden olusan bu milis kuvvet 9-11 Mart 1918’de Türk ordusuna katılmıstır. Lutfi Efendi, Erzurum ve çevresinin Ermeni mezaliminden kurtulmasından sonra vazifesini Hasankale’ye nakletmis, burada kendisine teklif edilen Hasankale müftülügünü kabul etmemistir. Alvar köyü halkının istegi üzerine 1918 yılında Alvar köyüne yerlesen Efe Hazretleri burada 21 yıl görev yapmıstır. 1939 yılında ――――――――― * Ars. Gör., Celal Bayar Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü. Mevlânâ Düşüncesi Araştırmaları Derneği  116 rahatsızlıgı sebebiyle Erzurum’a tasınan Alvarlı Efe, 1956 yılında ebedi âleme göçmüstür, mezarı Alvar köyündedir. Efe Hazretlerinin tek eseri “Hülâsatü’l-Hakâyık ve Mektûbât-ı Hâce Muhammed Lutfî” isimli divançedir. Bu eserdeki siirleri vefatından sonra oglu Seyfeddin Mazlumoglu tarafından derlenmis ve zikredilen adla nesredilmistir. &lki 1974’te olmak üzere yeni harflerle dört kez basılan, dini-tasavvufi muhtevalı bu eserde klasik Türk edebiyatı ve halk edebiyatında kullanılan edebi türlerin yanısıra bir mevlid ve bir miraciye bulunmaktadır. Mevlânâ, Fuzûlî, Enverî ve Sâdî’den etkilendigini dile getiren Lutfi Efendi’nin, siirlerinde divan edebiyatı mazmunlarının yanında halk kültürüne ait ögeler ve yöresel ifadeler de bulunmaktadır. Halk arasında halen yogun bir sekilde okunan eser, her seviyeden okurun anlayabilecegi bir dille kaleme alınmıstır. Lutfi Efendi’nin siirlerinden bir kısmı ilahi bir kısmı da gazel formunda bestelenmistir. Alvarlı Efe’nin birçok türü içine alan bu önemli eseri üzerine Atatürk Üniversitesi’nde Prof. Dr. Turgut Karabey danısmanlıgında Ayse Farsakoglu Eroglu tarafından “Hâce Muhammed Lutfî Efendi’nin siirlerinde dini ve tasavvufi unsurlar” baslıklı doktora tezi yapılmıstır. Lutfi Efendi’nin siirleri üzerine daha önce iki yüksek lisans tez çalısması yapılmıstır ancak Farsakoglu Eroglunu’nun çalısması doktora düzeyinde yapılan ilk çalısmadır. Bu tez 2010 yılında Isık Akademi Yayınları tarafından yaklasık 1000 sayfalık bir kitap olarak basılmıstır. Farsakoglu Eroglu bu çalısmasında, oldukça genis muhtevalı bir eser olan divançedeki siirleri türlerine göre sınıflandırıp din ve tasavvuf kültürü açısından incelemistir. Yazar kitabının ön sözünde bu çalısmayı hazırlamasının sebebini söyle ifade etmektedir: “Lutfi Efendi’nin siirlerinde ifade ettigi din ve tasavvuf anlayısını, bunları ifade ederken kullandıgı kavramları, kamil insan modelini günümüz insanına aktarma ve onları Lutfi Efendi’yle tanıstırma istegi böyle bir çalısmanın hazırlanmasına vesile oldu.” Yazar çalısmasının, Lutfi Efendi’nin siirlerinin günümüz insanına ulastırılmasında bir vasıta olmasını arzu etmektedir. Dört bölümden olusan bu kitabın giris bölümünde öncelikle konunun takdimi ve metodolojik bilgiler verilmis, incelenen konunun önemi, kapsamı ve arastırmanın gayesi anlatılmıs, kaynaklar tanıtılmıstır. Ardından Hâce Muhammed Lutfi Efendi’nin yasadıgı dönemin siyasi, sosyal ve edebi yapısına yer verilmis, sairin hayatı, tahsili, edebi sahsiyeti ve eserleri ayrı ayrı baslıklar halinde islenmistir. Kitabın ilk bölümünde Hâce Muhammed Lutfi Efendi’nin siirleriyle ilgili teknik bilgiler verilmis, siir anlayısı üzerinde durulmus, divançede yer alan siirler sekil ve muhteva bakımından incelenmistir. Sekil yönünden yapılan incelemede, hece ve aruz vezniyle yazılan siirler tespit edilmis, vezin hataları bulunmustur. Siirlerin redif ve kafiyesi incelenmistir. Muhteva bakımından yapılan incelemede ise, siirlerin konusu, üslubu ve dil ve ifade özellikleri hususunda degerlendirmeler yapılmıstır. Bunun yanında nazireler üzerinde durulmus, atasözleri, deyimler, ayet ve hadis iktibasları tespit edilmis, Muhammed Lutfi Efendi’nin siirlerinde tespit edilen edebi sanatlar örneklerle detaylandırılarak açıklanmıstır. Sûfî Araştırmaları - Sufi Studies SAYI 6    117  Kitabın yaklasık 200 sayfalık kısmını olusturan ikinci bölüm; Allah, Peygamberler, Melekler, Cennet Varlıkları, Diger Ruhânî Varlıklar, Kutsal Sayılan Zaman Dilimlerinden Bazıları, Dört Halife (Çehar-ı Yar-i Güzin), Ehl-i Beyt-âl-i Âba, Sahabiler, Asere-i Mübessere, Tabiin, Kıyamet, Ahiret ve &lgili Mefhumlar, &nançla &lgili Kavramlar, &badetle Alâkalı Kavramlar, Mucizeler, Din &simleri, Kutsal Kitaplar seklinde baslıklardan olusmaktadır. Konu baslıklarından anlasılacagı üzere bu bölümde siirlerde geçen dini unsurlar belirlenmis ve incelenmistir. Çalısmanın temelini teskil eden ve kitabın en hacimli kısmı olan 3. bölüm, eserde geçen tasavvufi kavramları, mutasavvıf sahsiyetleri, tarikatleri ve sevgiliyle ilgili mazmunları ihtiva etmektedir. Burada ismi geçen mutasavvıfların hayatları hakkında kısa bilgi verilmis, yine aynı sekilde adı geçen tarikatler de ayrı baslıklar halinde ele alınmıs, her biriyle ilgili kısa açıklamalar yapılmıstır. Bu kısımda yer alan konular ise söyledir: Hâce Muhammed Lutfi Efendi’nin siirlerinde geçen tasavvufi unsurlar, Muhammed Lutfi Efendi’nin tasavvuf anlayısı, tasavvufi kavramlar, eserde geçen mutasavvıf sahsiyetler, eserde geçen tarikatler, tasavvufi semboller güzellik unsurları, tavır özellikleri, koku, kelam, kadem, sevgilinin köyü ve köpegi, haberci/ name, rakib. Dördüncü ve son bölümde ise Hâce Muhammed Lutfi Efendi’nin siirlerinde geçen sahsiyetler; mitolojik sahsiyetler, edebi sahsiyetler, tarihi sahsiyetler, Hâce Muhammed Lutfi Efendi’nin çevresindeki sahıslar olarak farklı baslıklar altında ele alınmıs, bunların her biriyle ilgili bilgi verilmis ve örneklerde belirtilen özellikleri açıklanmıstır. Bu dört bölümde ele alınan konularla ilgili divançeden verilen örnekler yazar tarafından izah edilmistir. Yazar bu izahları yaparken hedefledigi gibi, hem örneklerin ihtiva ettigi mesajı hem de mısraların ruhunu korumayı basarmıstır. Farsakoglu Eroglu, sonuç bölümünde ise Hâce Muhammed Lutfi Efendi’nin siirlerini dini-tasavvufi gelenek içerisinde degerlendirmis, Lutfi Efendi’nin siirlerinin mesaj vermeyi ön planda tutmasına ragmen sözün etkileyici gücünü yansıttıgını söylemistir. Hâce Muhammed Lutfi Efendi’nin siirlerinin bütün olarak incelenip, dinitasavvufi gelenek içerisinde degerlendirilmesi ve Efe Hazretlerinin siirine bir yer belirlenmesi açısından önem arz eden bu kıymetli çalısmanın sahibi Dr. Ayse FARSAKOGLU EROGLU’nu kutluyoruz. Toplumun gönlünde ve hafızasında önemli bir yer tutan Hâce Muhammed Lutfi gibi mutasavvıfların hayatları ve eserleri üzerine yapılan akademik çalısmalar ilim âleminin ve günümüz insanının yolunu aydınlatacaktır.