Journal Name:
- Sufi Araştırmaları Dergisi
| Author Name | University of Author | Faculty of Author |
|---|---|---|
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Halk arasında “Efe” , “Efe Hazretleri” ya da “Alvar imamı” olarak bilinen
Hâce Muhammed Lutfi Efendi, son asırda Erzurum’da yetismis önemli mutasavvıflardandır.
1868 yılında Erzurum’un Pasinler (Hasankale) ilçesine baglı Kındıgı
(Altınbasak) köyünde dünyaya gelen Muhammed Lutfi Efendi, anne cihetiyle
seyyittir. Efe Hazretleri, ilk tahsilini babası Hüseyin Efendi’den tamamlayarak
icazet almıs ve 1889-1890 yılında Pasinler’in Sivaslı Câmii’ne imam olarak tayin
edilmistir. &lmi, ahlakı ve karakteriyle halkın sevgisini kazanan Alvarlı Efe, bir süre
sonra babasıyla birlikte Bitlis’e giderek Küfrevî Hazretleri’ne intisap etmis, 1894/95
yılında Hazret-i Pir Küfrevî’den halifelik icazeti almıs ve onun bir halifesi olarak
Hasankale’ye dönmüstür. Daha sonra Hâce Muhammed Lutfi Efendi, Muhammed
Küfrevî Hazretleri’nin izniyle Tillo’da Seyh Nur Hamza’nın yanına gitmis ve ondan
Kadiri tarikati icazeti almıstır.
1891 yılına kadar Hasankale’de çalısan Efe Hazretleri, bu tarihten sonra
merkeze baglı Dinarkom köyüne tayinini yaptırmıs ve 1916 yılına kadar burada
ikamet etmistir. Erzurum ve çevresinde Ermenilerin baslattıgı isyan ve katliam
üzerine, Ermeni zulmüne karsı mücadele etmek için halkı cesaretlendiren Lutfi
Efendi, kendisiyle birlikte gelen bir grupla Rus cephaneligini ele geçirmistir. Yaklasık
60 kisiden olusan bu milis kuvvet 9-11 Mart 1918’de Türk ordusuna katılmıstır.
Lutfi Efendi, Erzurum ve çevresinin Ermeni mezaliminden kurtulmasından
sonra vazifesini Hasankale’ye nakletmis, burada kendisine teklif edilen Hasankale
müftülügünü kabul etmemistir. Alvar köyü halkının istegi üzerine 1918 yılında
Alvar köyüne yerlesen Efe Hazretleri burada 21 yıl görev yapmıstır. 1939 yılında
―――――――――
* Ars. Gör., Celal Bayar Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü.
Mevlânâ Düşüncesi Araştırmaları Derneği
116
rahatsızlıgı sebebiyle Erzurum’a tasınan Alvarlı Efe, 1956 yılında ebedi âleme göçmüstür,
mezarı Alvar köyündedir.
Efe Hazretlerinin tek eseri “Hülâsatü’l-Hakâyık ve Mektûbât-ı Hâce Muhammed
Lutfî” isimli divançedir. Bu eserdeki siirleri vefatından sonra oglu
Seyfeddin Mazlumoglu tarafından derlenmis ve zikredilen adla nesredilmistir. &lki
1974’te olmak üzere yeni harflerle dört kez basılan, dini-tasavvufi muhtevalı bu
eserde klasik Türk edebiyatı ve halk edebiyatında kullanılan edebi türlerin yanısıra
bir mevlid ve bir miraciye bulunmaktadır. Mevlânâ, Fuzûlî, Enverî ve Sâdî’den
etkilendigini dile getiren Lutfi Efendi’nin, siirlerinde divan edebiyatı mazmunlarının
yanında halk kültürüne ait ögeler ve yöresel ifadeler de bulunmaktadır. Halk arasında
halen yogun bir sekilde okunan eser, her seviyeden okurun anlayabilecegi bir
dille kaleme alınmıstır. Lutfi Efendi’nin siirlerinden bir kısmı ilahi bir kısmı da gazel
formunda bestelenmistir.
Alvarlı Efe’nin birçok türü içine alan bu önemli eseri üzerine Atatürk Üniversitesi’nde
Prof. Dr. Turgut Karabey danısmanlıgında Ayse Farsakoglu Eroglu
tarafından “Hâce Muhammed Lutfî Efendi’nin siirlerinde dini ve tasavvufi unsurlar”
baslıklı doktora tezi yapılmıstır. Lutfi Efendi’nin siirleri üzerine daha önce iki
yüksek lisans tez çalısması yapılmıstır ancak Farsakoglu Eroglunu’nun çalısması
doktora düzeyinde yapılan ilk çalısmadır. Bu tez 2010 yılında Isık Akademi Yayınları
tarafından yaklasık 1000 sayfalık bir kitap olarak basılmıstır.
Farsakoglu Eroglu bu çalısmasında, oldukça genis muhtevalı bir eser olan
divançedeki siirleri türlerine göre sınıflandırıp din ve tasavvuf kültürü açısından
incelemistir. Yazar kitabının ön sözünde bu çalısmayı hazırlamasının sebebini söyle
ifade etmektedir: “Lutfi Efendi’nin siirlerinde ifade ettigi din ve tasavvuf anlayısını,
bunları ifade ederken kullandıgı kavramları, kamil insan modelini günümüz insanına
aktarma ve onları Lutfi Efendi’yle tanıstırma istegi böyle bir çalısmanın hazırlanmasına
vesile oldu.” Yazar çalısmasının, Lutfi Efendi’nin siirlerinin günümüz insanına
ulastırılmasında bir vasıta olmasını arzu etmektedir.
Dört bölümden olusan bu kitabın giris bölümünde öncelikle konunun takdimi
ve metodolojik bilgiler verilmis, incelenen konunun önemi, kapsamı ve arastırmanın
gayesi anlatılmıs, kaynaklar tanıtılmıstır. Ardından Hâce Muhammed Lutfi
Efendi’nin yasadıgı dönemin siyasi, sosyal ve edebi yapısına yer verilmis, sairin
hayatı, tahsili, edebi sahsiyeti ve eserleri ayrı ayrı baslıklar halinde islenmistir.
Kitabın ilk bölümünde Hâce Muhammed Lutfi Efendi’nin siirleriyle ilgili
teknik bilgiler verilmis, siir anlayısı üzerinde durulmus, divançede yer alan siirler
sekil ve muhteva bakımından incelenmistir. Sekil yönünden yapılan incelemede,
hece ve aruz vezniyle yazılan siirler tespit edilmis, vezin hataları bulunmustur. Siirlerin
redif ve kafiyesi incelenmistir. Muhteva bakımından yapılan incelemede ise,
siirlerin konusu, üslubu ve dil ve ifade özellikleri hususunda degerlendirmeler yapılmıstır.
Bunun yanında nazireler üzerinde durulmus, atasözleri, deyimler, ayet ve
hadis iktibasları tespit edilmis, Muhammed Lutfi Efendi’nin siirlerinde tespit edilen
edebi sanatlar örneklerle detaylandırılarak açıklanmıstır.
Sûfî Araştırmaları - Sufi Studies SAYI 6
117
Kitabın yaklasık 200 sayfalık kısmını olusturan ikinci bölüm; Allah, Peygamberler,
Melekler, Cennet Varlıkları, Diger Ruhânî Varlıklar, Kutsal Sayılan Zaman
Dilimlerinden Bazıları, Dört Halife (Çehar-ı Yar-i Güzin), Ehl-i Beyt-âl-i Âba,
Sahabiler, Asere-i Mübessere, Tabiin, Kıyamet, Ahiret ve &lgili Mefhumlar, &nançla
&lgili Kavramlar, &badetle Alâkalı Kavramlar, Mucizeler, Din &simleri, Kutsal Kitaplar
seklinde baslıklardan olusmaktadır. Konu baslıklarından anlasılacagı üzere bu
bölümde siirlerde geçen dini unsurlar belirlenmis ve incelenmistir.
Çalısmanın temelini teskil eden ve kitabın en hacimli kısmı olan 3. bölüm,
eserde geçen tasavvufi kavramları, mutasavvıf sahsiyetleri, tarikatleri ve sevgiliyle
ilgili mazmunları ihtiva etmektedir. Burada ismi geçen mutasavvıfların hayatları
hakkında kısa bilgi verilmis, yine aynı sekilde adı geçen tarikatler de ayrı baslıklar
halinde ele alınmıs, her biriyle ilgili kısa açıklamalar yapılmıstır. Bu kısımda yer alan
konular ise söyledir: Hâce Muhammed Lutfi Efendi’nin siirlerinde geçen tasavvufi
unsurlar, Muhammed Lutfi Efendi’nin tasavvuf anlayısı, tasavvufi kavramlar, eserde
geçen mutasavvıf sahsiyetler, eserde geçen tarikatler, tasavvufi semboller güzellik
unsurları, tavır özellikleri, koku, kelam, kadem, sevgilinin köyü ve köpegi, haberci/
name, rakib.
Dördüncü ve son bölümde ise Hâce Muhammed Lutfi Efendi’nin siirlerinde
geçen sahsiyetler; mitolojik sahsiyetler, edebi sahsiyetler, tarihi sahsiyetler, Hâce
Muhammed Lutfi Efendi’nin çevresindeki sahıslar olarak farklı baslıklar altında ele
alınmıs, bunların her biriyle ilgili bilgi verilmis ve örneklerde belirtilen özellikleri
açıklanmıstır. Bu dört bölümde ele alınan konularla ilgili divançeden verilen örnekler
yazar tarafından izah edilmistir. Yazar bu izahları yaparken hedefledigi gibi, hem
örneklerin ihtiva ettigi mesajı hem de mısraların ruhunu korumayı basarmıstır.
Farsakoglu Eroglu, sonuç bölümünde ise Hâce Muhammed Lutfi Efendi’nin
siirlerini dini-tasavvufi gelenek içerisinde degerlendirmis, Lutfi Efendi’nin
siirlerinin mesaj vermeyi ön planda tutmasına ragmen sözün etkileyici gücünü yansıttıgını
söylemistir.
Hâce Muhammed Lutfi Efendi’nin siirlerinin bütün olarak incelenip, dinitasavvufi
gelenek içerisinde degerlendirilmesi ve Efe Hazretlerinin siirine bir yer
belirlenmesi açısından önem arz eden bu kıymetli çalısmanın sahibi Dr. Ayse
FARSAKOGLU EROGLU’nu kutluyoruz. Toplumun gönlünde ve hafızasında
önemli bir yer tutan Hâce Muhammed Lutfi gibi mutasavvıfların hayatları ve eserleri
üzerine yapılan akademik çalısmalar ilim âleminin ve günümüz insanının yolunu
aydınlatacaktır.
- 6