You are here

MAHALLİ (YEREL) DÜŞÜNÜP; CİHANŞÜMUL (GLOBAL) HAREKET ETMEK

THINK LOCAL, ACT GLOBAL

Journal Name:

Publication Year:

Author Name
Abstract (2. Language): 
According to our mission throughout the historv, in our internal and foreign affairs we must have a political strength which has dominant reasonable logic. Temporal Slipperv acts in politics will block the development of this community. It is impossible to think that provocateur movements which result in internal chaos and infighting, is beneficial for this countrv. It is not possible to built future bv uttering non-sense, misleading words and bv confusing the public. Bv exploiting the sentiments of public; to prepare suitable ground to make this communitv stranger to internal and foreign affairs means to jeopardize the future. This point of view is effective in tribe and clan management. It is the production of shallow vision for future. Local contemplation means revival and water of life which comes into existence bv our belief, combination of tradition and vision of historical experiences, culture and civilization in which the centre is composed bv the expansionism of the idea to help all miserable people in places which are officiallv called nation. Then it is the main aim to serve this to all world after it succeeded in local regions. Maturity of this local contemplation is a sign for its worldwide success. This local movement means to share the ages, the old ideal, actual, political, economical, cultural experiences of civilization and procure this to soul for national awareness bv also considering the historv. Not thinking localfy nearlv for two centuries forced our nation to hold back in everv wav. Looking foreign and external affairs in a blocked vision alwavs caused our nation to step back. Misguiding management alwavs told "We can't see future" in a harsh wav. Let alone being beneficial to societv, this idea left the mutual values to aside and brought foreign values in our nation which are impossible to comfort here and these inevitablv resulted in manv problems. Although it was known that historical experiences are apparent, a ground is prepared for other nations who are willing to exploit our values due to lack of correlation and success in the search of newer resources. Our main reason for being hopeless is in fact the regarding the real hope and remedies for our present matters as worthless and non-sense.. When we look up what is happening around us, evervthing shows us the lack of local contemplation. As we couldn't able to mix our public who are attached to each other in kindred links, we have been trving to act globallv in a hopeless wav. To help to maltreated people around us (no matter in what thev believe or what is their race-but of course these have priorities), we must speak in a wav thev can understand us. To explain brotherhood to this people, we must first digest this matter in ourselves. Purifying brotherhood from ashes and creating a single unique belief will both compose a long-lasting peace and create a gatewav for external mission. Regaining of lost public will onlv be possible bv proving them the existence and protection of local movement. Bv making this problem, a matter of racism (It is non sense to point out. Evervone knows which tribe we belong to. To repeat this situation is a sign of weakness. It is the behaviour of the one who is striving hard to survive. That we do not need this, shows that our existence is alwavs questioned. We shouldn't sav "We are here" On the contrarv to protect others' existence also brings the acceptance of our existence.) it is impossible to act globallv. We learn from historical documents that this mentioned politics shouldn't be as the wav it is now. Our closer historv (Ottoman-Turk historv) inversed this and created "imperial vision". So if this vision is examined clearlv we can understand how local thinking was the ruler of three continents. Presence of the power to pioneer the ideological movement let to unearth of current values; c hange while pre s e rving, humiliating change, to make it renaissance like, not onlv blocks this vision but also is nothing except being adventurer. In fact this core had been planted manv vears ago. That seed, waiting in that fallowing land for manv vears; turned green, gave fruits and these fruits became useful for all the world bv spreading from its local region. Main reason for thinking local and acting global is this mission. We have no other hope than preserving this.
Abstract (Original Language): 
Tivu ön arihten gelen misvonumuz gereği, sivasi anlamda iç ve dış politikamızda sağduvu-vu ön planda tutan bir anlavışın hâkim olması lazımdır. Günübirlik, gelip geçici, buz üzerindeki sivasi davranışlar, bu milletin önünü tıka-vıcı rol üstlenecektir. Halkı gale-vana getirici, iç politik çekişmelere malzeme olan açıklama ve evlem-lerin milletin vararına olması akla zivandır. Milleti vanıltıcı, laf kalabalığı ile kafaları karıştırıp "kamu-ovu mühendisliği" vaparak gelecek inşa edilemez. Kamuovunu hissi-vata büründürerek içte ve dıştaki gelişmelere ilgisiz kalmasına ze¬min hazırlamak, geleceği ipotek al¬tına almaktır. Bu anlavış kabile vö-netiminde, aşiret sisteminde geçer¬lidir. Sığ bir gelecek vizvonunun çizilmesine temel teşkil edecek fik¬rin ürünüdür. Mahallî (verel) tefekkür (düşünce); (bin vıllık; daha önce¬sinde beş bin vıllık) millet olma ni¬teliğini kazandırmış; "öz"den bü¬tün bakir alanlara (kurtuluş bekle-ven tüm bovnu bükük ve voksulluk içindeki insanlığa) vavma gavesini ana eksen savan bir anlavışın har¬cını oluşturan tarihî tecrübe, kültür ve medenivet, merkezinde vahiv bulunan gerçek gelenek; bu bileş-kevi oluşturan ana kavnak olan inancımızın bize verdiği görevin bilincinde bir diriliş ve havat suvu demektir. Bu havat suvu ve diriliş vizvonunu mahallinde olgunluğa ulaşmasını sağladıktan sonra bütün insanlığın (ne kadarına ulaşılabilir-se) hizmetine sunmaktır. Mahallî düşüncenin olgunluğu, cihanşümul (global, küresel!) hareketin başarı¬sına işarettir. Bu mahallî hareket, fikrî, fiilî, sivasi, iktisadi, kültür ve medenivetin asri (modern) tecrübe¬sini pavlaşmak; tarihi de göz önün- 61 de bulundurarak ruhlardaki uvanı-şa vesile olarak görülmesi esastır. İki asırdır vaşadığımız ma¬hallî düşünememe, milletimizi de¬vamlı kabuğuna çekilmeve zorla¬mıştır. Dar kalıplarla dış dünvava bakışımız, toplum olarak her alan¬da geri adım atmamıza sebep teşkil etmiştir. İdealsiz bir vönetim sis¬temimiz, hep "önümüzü göremivo-ruz" katı bir anlavışı sergilemiştir. Bırakınız çevreve favdalı olmavı, milletin harcı olan birçok ortak "değeri" bir kenara bırakarak, bun¬ların verine konulması mümkün ol-mavan "ithal" şevleri bünveve dâ¬hil etmek, veni sorunları berabe¬rinde getirmiştir. Tarihî tecrübenin niteliğine rağmen, veni aravışlarla harcın mavasız kalması neticesinde kurumaların oluşmasına; bunu ga¬nimet savan gözlerin fırsat bilerek var gücüvle bu milletin tepesine vüklenmesine zemin hazırlanmış¬tır. Mevcut meselelerin çözüm noktasını teşkil eden çarelerin, ça¬resizlik şeklinde kabul edilmesi; aslında çaresizliğimizin de baş sebebidir. Çevremizde olup bitenlere baktığımızda, mahallî düşüncemi¬zin noksanlığını göstermektedir. Akrabalık bağları ile birbirine bağlı halkların harcını karamadı-ğımızdan, çaresizlik içerisindeki açıklamalarla global hareket etme-ve çalışıvoruz. Bizden tarihî mis-vonumuzu verine getirmemizi bek-leven mazlumların (ırkı ve dini ne olursa olsun fark etmez) vanında olabilmek için önce-likle onların dilinden konuşmamız gerekivor. Kardeşlik duvgusunu bu insanlara anlatabilmemiz için kendi içimizde meselevi halletmeliviz. Kardeşli¬ğin mavasını küllerden arındırıp, vekpare bir "inanç" beraberliği iç huzuru sağladıktan sonra dış mis- vona kapı açacaktır. Kavbedilen halkların kazanılması; onlara, ma¬hallî duruşun korunduğunu ispat-lavarak mümkün olacaktır. Meselevi ırkî bovut kazandırarak (ki, zaten bizim ifade etmemize gerek vok; bütün dünva hangi kav¬me mensup olduğumuzu zaten bi-livor. Bunu tekrar etmek, acizlik işaretidir. Kavbolmamak için dire¬nene ait bir davranış şeklidir. Bizim buna ihtivaç duvmamız, var¬lığımızın sorgulandığını göster¬mektir. Biz, varız dememeliviz. Aksine, "diğerlerinin" varlığını korumak; kendi mevcudivetimizin kabulünü beraberinde getirir) ci¬hanşümul hareket etmek mümkün değil. İfade edilen sivasetin bövle olmadığını tarihî gerçeklerden öğ-renivoruz. Yakın geçmişimiz bunu tersine çevirmiş, "emperval vizvo-nu" havata geçirmiştir. Dolavısıvla bu vizvon ivi tahlil edilirse mahallî düşünüşün, nasıl üç kıtava hüküm¬ran olduğunu anlavabiliriz. Bir fikrî hareketin öncülü¬ğünü vapacak gücün varlığı, mev¬cut kıvmetlerin gün vüzüne çıkma¬sına imkân tanımak; muhafaza ederek değişmek; değişmevi sov-suzlaştırarak, rönesansvarileştir-mek; bu fikrî vizvonu baltalavacağı gibi, veni bir macerava atılmak-tan öte bir anlam da taşımaz. Gerçekte ise bunun nüveleri vıllar önce atılmıştır. Yıllardır nadasta olan toprağa atılan tohum veşer-miş; dal budak salmış; mevveleri teşekkül etmiş; olgunlaşmava baş-lavan mevveler de mahallinden bü-tün dünvava favdalı olmava başla¬mıştır. Mahallî düşünüp; cihanşü¬mul ( global) hareket eden vizvo-nun aslı ve esası bu misvondur. Buna sahip çıkmaktan başka çaremiz voktur.
FULL TEXT (PDF):