You are here

Özer KÜPELİ, Osmanlı-Safevi Münasebetleri, Yeditepe Yayınevi, İstanbul 2014. ISBN:978-605-5200-43-5, 336 shf.

Journal Name:

Publication Year:

Author NameUniversity of AuthorFaculty of Author
Abstract (Original Language): 
Osmanlı Devleti’nin mücadeleye giriştiği devletlerden bir tanesi de 1501- 1736 yılları arasında İran’da hüküm sürmüş olan Safevi hanedanlığıdır. Başlangıçta bir tarikat temsilcisi olan Safeviler 1501’de Şah İsmail’in Tebriz’de kendi devletlerini kurmasıyla kuvvetli siyasi bir birlik haline gelmişlerdir. Anadolu’da kuvvetli bir mürit topluluğuna sahip olan Safevilerin Anadolu’yu potansiyel bir yayılma alanı olarak görmesi başlangıçtan itibaren Osmanlı Devleti ile olan ilişkilerin gergin seyretmesine neden olmuştur. Bu dönemde İran'da Sünnilere karşı ciddi bir baskı söz konusu iken, Osmanlı topraklarındaki Kızılbaş unsurların ulema tarafından Rafızî ilan edilmeleri ve devlet katında şiddetli takibata uğramaları, sonuçları günümüze kadar ulaşan bir dizi tartışmaya yol açmıştır. Yaklaşık iki buçuk asır boyunca sınır komşusu olan ve bu sürenin önemli bir kısmını mücadeleyle geçiren Osmanlı-Safevi devletleri arasındaki ilişkiler şimdiye dek oldukça az sayıda araştırmaya konu olmuştur. Bunların da önemli bir kısmı, ilişkilerin ilk dönemine ve XVI. yüzyıla aittir. Mesela Adel Allouche’nin Osmanlı- Safevi İlişkileri, Kökenleri ve Gelişimi adlı eseri, Jean Louis Bacque-Grammont’un Les Ottomans Les Safavides Et Leurs Voisins. Contribution a L'histoire Des Relations Internationales Dans L'Orient Islamique De 1514 a 1524 adlı eseri ile Les Ottomans, Les Safavides Et La Georgie 1514-1524 adlı eseri, Tufan Gündüz’ün Son Kızılbaş Şah İsmail adlı eseri, Remzi Kılıç’ın Kanuni Devri Osmanlı-İran Münasebetleri (1520-1566) adlı eseri ve Bekir Kütükoğlu’nun Osmanlı-İran Siyâsî Münasebetleri(1578-1612) adlı eseri örnek olarak gösterilebilir. Bunlara ilave olarak bu dönemin ilişkilerine dair yayınlanmış bir dizi makale mevcuttur. Ancak ilişkilerin XVII. yüzyıldaki durumuyla ilgili olarak yapılmış çalışma sayısı ise yok denecek kadardır. Nitekim Bekir Kütükoğlu'nun eserine ilave olarak Kerim Yans tarafından yaklaşık 40 yıl önce hazırlanmış bir doktora tezinden başka konuya dair bir çalışma gözümüze çarpmamaktadır. Bu durum Osmanlı-Safevi ilişkilerinin hâlihazırda incelenebilecek ya da yeniden ele alınabilecek yönlerinin olabileceğini akla getirmektedir.
203
207