Buradasınız

AŞKIN İKİ YÜZÜ: EMMA VE ASYA ÖRNEKLERİ

TWO ASPECTS OF THE LOVE: THE TYPECASTING OF EMMA AND ASYA

Journal Name:

Publication Year:

DOI: 
http://dx.doi.org/10.9761/JASSS_294

Keywords (Original Language):

Abstract (2. Language): 
The love has been one of the most important themes of the world literature throughout the history. In each period, all literary movements expressed their principles through the love. The works written in the primitive periods of the history are related to the love. In Gilgamesh Epopee known as one of the most ancient works in the history, it was the love which had the hero Gilgamesh rebelled (Duralı 2007). In Iliad which is one of the historical works, Homer relates that the Trojan War occurred due to the love (Homeros 2012). In all the middle age literatures, the adventures of the chevaliers are related to the love. In the following periods, the place that the love occupies in the literature continues exactly in the same way as the preceding periods. The love in the romantic works came out on the apex in the history. For the romantic writers, the indispensable element of their life has been the love and it was the love that gives the form to the life. The independent anarchist sentimentality of Jean Jacques Rousseau (Göker 1982, 26), the theatres related to the love of Shakespeare (Toker 1987, 51-76), the desperation of the young Werther of Goethe (Goethe 2009), the lines filled with passion and melancholic expressions of Alfred de Musset, Gerard de Nerval, Alphonse de Lamartine and other romantic poets (Berk 2001, 111-90), the self-interested philosophy of Stendhal knitted with romantism and love, the religious conception considerably romantic of Chateaubriand, the works related to the praise to the willpower of imagination of Victor Hugo, the musical works of Mozart, Haydn, and Beethoven shaking and confusing the spirit, all these writers gave form to the time where they were living. This fictive world based on the love and sentimentality that the romantic writers presented to their readers caused a lot of irreparable problems in the human spirit. The sentimental love exhibited by the romantics in XIXth century has been transformed in illness of the century (mal du siecle). A lot of melancholic people became types inclinable to the suicide. The fictive and imaginative world stands against the real world. The people having a spirit a little sentimental took the portion from the period where they were living and get stuck between the fictive and imaginative world created by the romantics and the real world where they were living. In this just time Gustave Flaubert comes to the help of people suffocating from this melancholic atmosphere fictively created by the romantics. The novel of Flaubert Madame Bovary (Flaubert 2001) judged and condemned the romantism and sends it to the scaffold and labelled the poster written as "this didn't make anybody happy" on its neck. Madame Bovary is the first work to be studied in this article. The second work is Selvi Boylum Al Yazmalım/ The Girl with the Red Scarf (Aytmatov 2000). The film adapted by Atıf Yılmaz (Yılmaz 1977) from the work of Cengiz Aytmatov changed the axis of the Turkish Cinema and put an end to the Romantic Movement. In this article, we are going to treat comparatively these two characters by taking the points above mentioned into consideration.
Abstract (Original Language): 
Aşk, tarih boyunca dünya edebiyatının en önemli temalarından biri olmuştur. Tarihin bütün dönemlerinde bütün edebi akımlar, kendi ilkelerini aşk üzerinden ifade etmiştirler. Tarihin ilk dönemlerinde yazılan eserler dahi hep aşk üzerinedir. Bilinen en eski eser olan Gılgamış destanında destan kahramanı Gılgamışı (Duralı 2007) isyan ettiren aşktır. Yine günümüze ulaşan en eski eserlerden Homeros'un Îlyada'sında (Homeros 2012), Truva savaşanın aşk yüzünden çıktığı anlatılır. Bütün orta çağ edebiyatında, şövalyelerin maceraları hep aşk üzerinedir. Daha sonraki dönemlerde de aşkın edebiyatta tuttuğu büyük yer aynen devam etmiştir. Romantik yazarlarda aşk, tarihinin zirvesine yükselmiştir. Nitekim onlar için hayatın vazgeçilmezi aşktır ve hayata şekil veren de odur. Rousseau'nun kendi başına buyruk anarşist duygusallığı, (Göker 1982, 26), Shakespeare'nin aşk temalı tiyatroları (Toker 1987, 51-76), Goethe'nin Genç Werther'inin (Goethe 2009) çaresizliği, Musset'nin, Nerval'in, Lamartine'nin ve diğer romantik şairlerin tutku dolu dizeleri (Berk 2001, 111¬90) Stendhal'in romantizm ve aşkla örülü çıkarcı felsefesi, Chateaubriand'ın oldukça romantik din algısı, Hugo'nun iradenin hayali gücüne övgü mahiyetindeki eserleri, Mozart, Haydn, Beethoven gibi romantik müzisyenlerin ruhu çalkalayarak allak bullak eden müzikal yapıtları yaşadıkları döneme şekil vermiştir. Romantiklerin aşka dayalı olarak okurlarına sundukları bu kurgusal dünya, pek çok sıkıntılara neden olur. XIX. Yüzyılda aşk, asrın hastalığına (mal du siecle) dönüşür. Pek çok melankolik, intihara meyilli tip ortaya çıkar. Hayal dünyası gelip gerçeğin karşısına dikilir. Biraz hassas ruha sahip olan insanlar, yaşadıkları dönemden nasiplerini alarak bu iki dünya arasına sıkışır kalır. İşte o sıralar insanların imdadına Flaubert yetişir. Flaubert'in Madame Bovary (Flaubert 2001) eseri romantizmi yargılar ve mahkûm eder. Onu darağacına gönderir, boynuna da 'kimseyi mutlu edememiştir' yaftasını asar. İşte bu makale de incelenen birinci eser budur. İkinci eser ise Cengiz Aytmatov'un Selvi Boylum Al Yazmalım (Aytmatov 2000) adlı eseridir. Her ne kadar iki eserde aynı toplumsal yapı olmasa da, Aytmatov'un eserinden Atıf Yılmaz tarafından uyarlanan film (Yılmaz 1977) Türk sinemasının yönünü değiştirmiş, Türk sinemasındaki romantik akıma son vermiştir. Biz bu makalede bu gerçekleri göz önünde bulundurarak iki karakterin ve dünyalarının karşılaştırmalı analizini yaptık.

REFERENCES

References: 

ARMAN Angelika, Îmge Kavramının Sorunsalı Üzerine, Flaubert ve Kafka- "Bovarizm" ve "Kafkaesklik" Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi (2002).
BEKİROĞLU Nazan, Aşk ve ahlâk arasında Madam Bovary, Zaman Gazetesi, 2011.
BERK İlhan, Fransız Şiir Antolojisi, Türkiye İş Bankası Yayınları, İstanbul 2001.
BOYACIOĞLU, Fuat La Problematique romanesque chez Andre Gide(Andre Gide'de Romanesk Sorunsallığı),Konya, S.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1998, (Basılmamış Doktora Tezi).
CHABROL Claude, Madame Bovary, Box Office, 1991.
CHATEAUBRIAND
François
, Atala-Rene, Ark Kitapları, İstanbul 2002.
FLAUBERT Gustave, Madame Bovary, Can Yayınları, İstanbul 2001.
FLAUBERT
Gustave
, Madame Bovary, Gutenberg Ebook, 2005. Gılgamış Destanı, Dergâh
Yayınları, İstanbul 2007.
GOETHE Wolfgang
Johann
, Genç Werther'in Acıları, Can Yayınları, İstanbul 2009.
GÖKER Cemil, Fransa'da Edebiyat Akımları, Dil Ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Basımevi, Ankara 1982.
HOMEROS, Îlyada, Can Yayınları, İstanbul, 2012. HUGO Victor, Sefiller, Antik Yayınları, İstanbul, 2010.
KABAHASANOĞLU Vahap, Batı Edebiyatı Antolojisi, Toker Yayınları, İstanbul 1987. KORKMAZ Ramazan, Aytmatov Anlatılarında Aşkın Eriştirici ve Dönüştürücü Gücü, Bilig
2008.
LAMARTİNE Alphonse de, Graziella, Timaş Yayınları, İstanbul 2003. MERİMEE Prosper, Carmen, Oda Yayınları, İstanbul 1997. REY PIERRE -Louis, Le Roman, Paris, Hachette Yayınları, 1992. ROUSSEAU Jean Jack, Julie Yahut Yeni Heloise, MEB, İstanbul 1943.
ŞEN Muharrem, "Romanesk'e karşı bir roman: Madame Bovary in S.Ü. Fen-Edebiyat Fakültesi Edebiyat Dergisi, Sayı: 4, Konya, 1987.
SEVEN Emine Nurcan, A La Recherche du "Bovarysme " â travers Les Oeuvres, "Madame Bovary" de Gustave Flaubert et "Kumru et Kumru" de Tahsin Yücel, Selçuk Üniversitesi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Konya 2010.
STAEL Madame
de
, Delphine, Droz, Cenevre, 1987.
STENDHAL Henri Beyle, Armance, Halk El Neşriyat, İstanbul 1971.
YILMAZ Atıf, Selvi Boylum Al Yazmalım, Yeşilçam Film, 1978.

Thank you for copying data from http://www.arastirmax.com