PRIMARY SCHOOLS OF İZMİR (1923-1950)
Journal Name:
- Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dergisi
Keywords (Original Language):
| Author Name | University of Author |
|---|---|
Abstract (2. Language):
This study aims to identify primary school buildings constructed in
İzmir between the years 1923 and 1950 and understand them within
the national context and its reflection on the local. For this purpose, the
national primary education system and school construction policies were
researched, and their local reflections were discussed through the specific
case of İzmir.
The results of this research demonstrate that the national policies,
instigating the extension of school buildings throughout the country, were
successfully implemented in İzmir, and contrary to numerous other cities,
new school buildings were constructed homogenously not only in the
city and sub-province centers but also in the villages. This meant that, a
wide spectrum of schools differing in their scales and qualities, ranging
from multi-spaced city and sub-province schools built in highly populated
areas to single-spaced village schools constructed in settlements of low
population levels were built in İzmir. Detailed archival research, site
surveys and literature reviews showed that 500 new primary schools were
built in 1923-1950, 99 of which provided information in more detail in the
form of visual and written documents. Based on this data, it was possible to
establish the type of projects that were implemented in İzmir, the designing
persons or institutions, their design criteria and the school construction
processes.
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Bu çalışma, erken Cumhuriyet döneminde İzmir’de inşa edilmiş ilkokul
binalarını oluşumlarında etkili olan ulusal ve yerel kontext içinde ele
alarak incelemeyi amaçlamıştır. Bu amaç doğrultusunda öncelikli olarak
ulusal ölçekteki ilköğretim ve okul inşaat politikaları incelenmiş, bu
politikaların yerel yansımaları tartışılmış ve bu sürecin okul binalarını
nasıl biçimlendirdiği İzmir örneği üzerinde ortaya konmuştur. Araştırma
sonuçları, İzmir’de erken Cumhuriyet dönemi eğitim politikalarının
başarıyla uygulanmış olduğunu ve kalabalık nüfuslu yerleşimlerde inşa
edilen çok sınıflı şehir ve kasaba okullarından az nüfuslu yerleşimlerde
inşa edilen tek sınıflı köy okullarına kadar birçok farklı ölçek ve nitelikte
okul binası inşa edildiğini göstermiştir. Kapsamlı bir arşiv, arazi ve
literatür araştırması sonucunda 1923-1950 yılları arasında yaklaşık 500
ilkokul binasının inşa edildiği saptanmış, bunlardan 99 tanesine ilişkin ise
daha ayrıntılı görsel ve yazılı bilgi ve belgelere ulaşılmıştır.
Bilgi ve belgesine ulaşılan 99 yapı üzerinden ulusal okul inşaat
politikalarının İzmir’deki yansımalarını okumak olanaklıdır. Cumhuriyet’in
ilk yıllarında tüm ülke genelinde olduğu gibi İzmir’de de İmparatorluk’tan
kalan projelerin uygulanmasına devam edilmiştir. 1920’lerin sonundan
itibaren gerek imparatorluk döneminde ve gerekse Cumhuriyet’in ilk yıllarında ‘milli mimari üslubu’nda tasarlanmış tip-projeler, dönemin
mimarlık alandaki eğitilimlerine paralel olarak çoğunlukla cepheleri
‘modernleştirilerek’ uygulanmışlardır. 1930’lu yıllarda ise Milli Eğitim ve
Bayındırlık bakanlıklarının ‘modern’ projeleri uygulanmaya başlamıştır.
Ancak iki bakanlığın tasarım yaklaşımlarının arasında, inşaaat süreçlerinin
ayrışmasından kaynaklanan farklılıklar vardır. Herşeyden önce Bayındırlık
Bakanlığı daha çok üst kademelerdeki eğitim yapılarını ele almış,
tasarladığı ve inşa ettirdiği ilkokul binaları hem sayıca az olmuş ve hem
de kent ve kasaba merkezlerinde yoğunlaşmıştır. Bayındırlık Bakanlığı
tarafından hazırlanan tip-projeler ülkenin birçok farklı şehrinde olduğu
gibi İzmir’de de aynı malzeme ve teknikle inşa edilmiştir. Milli Eğitim
Bakanlığı ise şehir ve kasabalar için de tip-projeler üretmiş olmakla birlikte
daha çok köy okulu tasarımlarına yoğunlaşmakta ve köyler için hazırlanan
tip-projelerde yerellik kaygısı göze çarpmaktadır. 1930’lu yıllar boyunca
bu kaygı aynı plan şemasının farklı bölgelerde o bölgedeki geleneksel
malzeme ve teknikle inşa edilmesi şeklindedir. Ucuzluk, sadelik ve kolay
uygulanabilirlik köy okulları tasarımlarında öne çıkan diğer önemli
kriterlerdir. Şüphesiz, Milli Eğitim Bakanlığı’nın tasarımlarında öne çıkan
bu ölçütler, köylülerin kendi okullarını inşa etmelerinin zorunlu tutulduğu
örgütlenme ve finansman modelinin bir gereğidir. Bu nedenle köylülerin
anlayabileceği, uygulamada zorluk çekmeyeceği ve ucuza mal edebileceği
tasarımlar benimsenmiştir. Bu ilkeler doğrultusunda hazırlanan bir çok
farklı tip-proje İzmir’de bölgenin geleneksel yapım sistemi ve malzeme
seçenekleri doğrultusunda ve köylülerin maddi ve işgücü katkılarıyla inşa
edilmiştir.
Arşivlerden gelen belgelere göre İzmir’de inşa edilen okulların büyük bir
çoğunluğu 1930’lu yıllara tarihlenmektedir. Nitekim literatür kaynakları
da bu bilgiyi doğrulamaktadır. Şehirde 1930’lu yıllar boyunca ve
özellikle Vali Kazım Dirik döneminde büyük bir okul inşaat seferberliği
gerçekleştirilmiş, dolayısıyla 1940’lı yıllara gelindiğinde okul binası ihtiyacı
büyük oranda çözülmüştür. Bu nedenle 1940’lı yıllarda daha az sayıda
okul inşa edilmiştir. 1940’lı yıllarda inşa edilen yapıların mimari dili de
‘ikinci milli mimari üslub’a evrilmiş ve özellikle köy okullarında sadece
malzeme ve inşa tekniği seçimlerinde değil, plan çözümlerinde de bölgesel
farklılıklar göz önünde bulundurulmuştur.
FULL TEXT (PDF):
- 2
259-284