Buradasınız

ADALET AĞAOĞLU’NUN ÖLMEYE YATMAK ROMANINDA CUMHURİYETİN KİMLİĞİ VE KİMLİK ÇATIŞMASI

ADALET AĞAOĞLU'S IN THE NOVEL ÖLMEYE YATMAK IDENTITY OF REPUBLIC AND IDENTITY CONFLICT

Journal Name:

Publication Year:

DOI: 
http://dx.doi.org/10.7827/TurkishStudies.7965

Keywords (Original Language):

Author NameUniversity of Author
Abstract (2. Language): 
Starting with the Tanzimat period, along with the Republic's ad exchange movements were a different size continues. The intermittent studies where the revolution and made drastic changes. Politics, education, law, art, language, such a vast area of this change is targeted by a new State and community identification. Of course, this point is easy to process and eliminate some obstacles encountered. Especially the proclamation until the 1970 's, this painful process continues. Adalet Ağaoğlu's novel Ölmeye Yatmak this year are the development of a generation born and living in between takes. Describes a fictional narrative of the period, although the author, novel, a novel by, which is a type of character development and dramatic action of social, political, and economic conditions do not improve, regardless. Thus, the novel is not only a new generation while at the same time giving the Republic's development process. We do all this in consideration, the Republic's identity and this identity, conflict in the society's identity, tried to ascertain how and to what conditions. In this study, especially with the Republic's secular identity, the identity of the people facing religious traditionalist, many times I have seen it coming. The State with which it is incompatible with the values of the people picked to be a conflict environment as other elements of the novel are read between the lines. With elements of traditional culture in a new generation of nested must live and they provided the House with winnings at school is forced to choose between. Turkey has for many years been a mental process of change, though this change completely so far has not taken place. Because both the old thought to be putting things in place of the community is in the process of changing both foreign applications is incorrect. Today everyone accepts as Westernization in Turkey's efforts have progressed in the wrong ways. Often superficial, formal simulate has stages and the level. Naturally, the desired mental change did not occur. As a result, this community also formed two different identities, was seen in two different way of life. In big cities like Istanbul, Ankara, westernization, modernization processes fast when, village town in places such as these movements could not easily go. The village, like the town of physical structures, demographic characteristics, such as level of education, which links with the environment and causes of these movements caused the bounce. The difference between the human and the city government employees to fix the human village, all ideological works to resolve this difference by using their devices. As mentioned above, public houses, village institutes are created for these institutions, such as the target.But again, the expected change is largely unprecedented. Because a set of beliefs that have settled into the mind still lives in people's minds. Especially with people of middle age, they are the Group standing against change. That's why, as with people who think differently in a country, there are people who think differently in the same House. We brought the Republic grew up with trained in front of people, proper training, there are people who have lived in the Empire. for this reason, it is an identity conflict has emerged. Adalet Agaoglu is one such period in the fictional plane where and how these identities when moving çatıştıklarını reflected, too. Of course we can't say them made on purpose, but the contrasts have emerged, albeit unknowingly and we can see in the results when she had them. Indeed, the novel başkişisi Aysel, exactly halfway between new and old mentality, as a result of the imposition of them drifting in suicide is a character. Old state new State ID with ID in your own life would survive with death for having to show. In the same manner as other characters in the novel are also similar situations in light of themselves. Aysel Indeed, the characters of the novel went through this crisis period people lived as being strongly unlikely. Because on the one hand built by the State in everyday life when there is some other traditions, beliefs and values still lives in his head. Old identity private spaces, while an attempt is made to be kept alive in public places a new identity. This dilemma, of course, only to the first years of the Republic has not been seen in this period only. Many later in the novel, the story is a combination of the new ID with the old identity forced to live there are fictional characters. This fictional character is also an absolute reality of the pointed out. Turkey is a social reality of this situation not only art, but also reflected the politics of culture. Even today, some of the parties we can see traces of the old mentality in the discourse. Still, even today, in the same way major cities such as İstanbul, Ankara, İzmir culture of Anatolia and Eastern Anatolia, we can observe the differences in mentality between the cultures. All these are from Adalet Ağaoğlu, a novel Ölmeye Yatmak in Turkey, we can tell you the reality of emphasis. This emphasis while entering the life elements of the community together with the Republic was frequently use, novel, reflect a clear identity of the Republic has prepared environment.
Abstract (Original Language): 
Cumhuriyetin ilanı ile birlikte, Tanzimat dönemiyle başlayan değişim hareketleri farklı bir boyutta sürdürülmeye devam eder. Islahat çalışmalarının yerini inkılaplar alır ve köklü değişiklikler yapılır. Siyaset, eğitim, hukuk, sanat, dil gibi geniş bir alana yayılan bu değişikliklerle hedeflenen ise yeni bir devlet ve toplum kimliğidir. Elbette ki bu süreç kolay ilerlemez ve birtakım engellerle karşılaşılır. Özellikle de cumhuriyetin ilanından 1970’li yıllara kadar bu sancılı süreç devam eder. Adalet Ağaoğlu’nun Ölmeye Yatmak1 adlı romanı da bu yıllar arasında doğan ve yaşayan bir neslin gelişimini ele alır. Dönem, kurgusal bir anlatı türü olan romanla anlatılıyor olsa da yazar, roman karakterlerinin gelişimini ve dramatik aksiyonu sosyal, siyasal ve ekonomik şartlardan bağımsız olarak ilerletmez. Böylece roman sadece yeni bir neslin değil aynı zamanda da cumhuriyetin gelişim sürecini de vermiş olur. Biz de tüm bunları göz önünde bulundurarak eserde, cumhuriyetin kimliğini ve bu kimliğin, toplumun kimliğiyle nasıl ve ne koşullarda çatıştığını tespit etmeye çalıştık. Çalışmamızda özellikle de cumhuriyetin laik kimliği ile halkın gelenekçi, dindar kimliğinin çok defa karşı karşıya geldiğini gördük. Devletin seçmiş olduğu ile halkın değerlerinin uyumsuz olması da çatışma ortamı yaratan bir diğer unsur olarak romanın satır aralarından okunur. Yeni bir nesil geleneksel kültür öğeleriyle de iç içe yaşamak zorundadır ve okulda kazandıklarıyla evde verilenler arasında seçim yapmak zorunda kalır. Türkiye’de uzun yıllardır bir zihinsel değişim süreci yaşanmış olsa da bu değişim şimdiye kadar tamamıyla gerçekleşmemiştir. Çünkü hem eskinin yerine konulması düşünülen şeyler topluma yabancıdır hem de değiştirme sürecindeki uygulamalar hatalıdır. Bugün herkesin kabul ettiği gibi Türkiye’de ki batılılaşma çabaları yanlış şekillerde ilerlemiştir. Çoğu zaman yüzeysel, şekilsel ve taklit seviyesini aşamamıştır. Haliyle istenilen zihinsel değişim gerçekleşmemiştir. Bunların sonucunda da toplum da iki farklı kimlik oluşmuş, iki farklı yaşam biçimi görülmüştür. İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde batılılaşma, modernleşme süreçleri hızlı geçilirken, köy kasaba gibi yerlerde bu hareketler kolayca ilerleyememiştir. Köy, kasaba gibi yerlerin fiziksel yapıları, demografik özellikleri, çevreyle olan bağlantıları ve eğitim düzeyi gibi sebepler, bu hareketlerin karşılıksız kalmasına sebep olmuştur. Şehirdeki insan ve köydeki insan arasındaki farkı gidermeye çalışan devlet, bütün ideolojik aygıtlarını kullanarak bu farklılığı gidermeye çalışır. Yukarıda da değindiğimiz gibi halk evleri, köy enstitüleri gibi kurumlar bu hedef için oluşturulmuşlardır. Fakat yine de beklenilen değişim büyük çoğunlukta görülmemiştir. Çünkü zihinlere yerleşmiş birtakım inançlar hala insanların kafalarında yaşamaktadır. Özellikle de orta yaşların üzerindeki insanlar, değişime karşı duran grup içerisindedirler. Bu yüzden, bir ülke içinde farklı düşünen insanlar olduğu gibi, aynı ev içinde de farklı düşünen insanlar vardır. Eğitimli, cumhuriyetin getirdikleriyle büyümüş insanların karşısında, doğru düzgün bir eğitim almamış, imparatorluk içerisinde de yaşamış olan insanlar vardır. işte bu sebepledir ki bir kimlik çatışması ortaya çıkmıştır. Adalet Ağaoğlu’da böyle bir dönemi kurgusal düzleme taşırken, bu kimliklerin nerelerde ve nasıl çatıştıklarını da yansıtmıştır. Elbette ki bunları bilerek yapmıştır diyemeyiz fakat bilmeyerek de olsa ortaya çıkmış olan karşıtlıkları ve bunların doğurduğu sonuçları eserinde görebiliriz. Nitekim roman başkişisi Aysel, tam da yeni ve eski zihniyet arasında kalan, bunların dayatmaları sonucu intihara sürüklenen bir karakterdir. Eski devletin kimliği ile yeni devletin kimliği kendi yaşamında göstermek zorunda kaldığı için, ölümle kurtulmayı yeğler. Aynı şekilde romandaki diğer karakterler de Aysel’in yaşadıklarına benzer durumları yaşarlar. Nitekim roman kahramanlarını yaşadıkları bu bunalımları, dönem insanlarının yaşamış olmaları da kuvvetle ihtimaldir. Çünkü bir yanda günlük hayatta devletin yaptırdıkları varken diğer yanda gelenekler, birtakım inanç ve değerler hâlâ kafalarda yaşamaktadır. Eski kimlik özel alanlarda yaşarken yeni kimlik kamusal alanlarda yaşatılmaya çalışılır. Bu ikilem elbette ki sadece cumhuriyetin ilk yıllarına has bir durum değildir ve sadece de bu dönemi yansıtan eserlerde görülmemiştir. Daha sonra yazılmış birçok romanda, hikâye de eski kimlik ile yeni kimliği bir arada yaşamak zorunda kalan kurgusal karakterler vardır. Bu kurgusal karakterlerin olması da mutlak bir gerçekliğe işaret eder. Türkiye’nin sosyal bir gerçekliği olan bu durum, sadece sanatına değil, aynı zamanda siyasetine, kültürüne de yansımıştır. Bugün dahi kimi partilerin söylemlerinde eski zihniyetin izlerini görebiliriz. Yine aynı şekilde bugün bile İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerin kültürü ile Anadolu ve Doğu Anadolu’nun kültürleri arasında ki zihniyet farklılıklarını gözlemleyebiliriz. Tüm bunlardan hareketle de Adalet Ağaoğlu’nun, Ölmeye Yatmak romanıyla bir Türkiye gerçekliğine vurgu yaptığını söyleyebiliriz. Bu vurguyu yaparken de cumhuriyetle birlikte cemiyet hayatına giren unsurları sıkça kullanması, romanın, cumhuriyetin kimliğini net bir şekilde yansıtmasına ortam hazırlamıştır.

REFERENCES

References: 

AĞAOĞLU Adalet, (2006) Ölmeye Yatmak, (1.bs.) İletişim Yayınları.
ALTHUSSER Louis, (2003), İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları, (1.bs) İthaki Yayınları.
ATLI Ferda, (2011) Siyasal Düşünceler Bakımından Adalet Ağaoğlu Romanları, Yüksek Lisan Tezi.
AYVAZOĞLU Beşir, (1997), Geleneğin Direnişi, (1.bs.), Ötüken Yayınları.
BİLGİN Nuri, (2007), Kimlik İnşası, (1.bs.), Aşina Kiyaplar Yayınları
BORA Tanıl, (1997) “Cumhuriyetin İlk Döneminde Milli Kimlik”, Cumhuriyet, Demokrasi ve Kimlik, (Hazırlayan, Nuri Bilgin), (1.bs.), Bağlam Yayınları.
ÇEÇEN Anıl, (1997), “Türkiye’de Cumhuriyet Kimliği”, Cumhuriyet, Demokrasi ve Kimlik, (Hazırlayan, Nuri Bilgin), (1.bs.), Bağlam Yayınları.
KARPAT Kemal, (2009), Osmanlı’dan Günümüze Kimlik ve İdeoloji, (3.bs.), Timaş Yayınları.
KEYMAN E. Fuat, (2003), “Türkiye’de Lâiklik Sorununu Düşünmek: Modernite, Sekülerleşme, Demokratikleşme” Kimlikler, Doğu Batı Dergisi, (sayı 23, 1.bs.), Doğu Batı Yayınları.
KOCAOĞLU Bünyamin, Atatürk Dönemi Laiklik Uygulamalarına Yönelik Bazı Toplumsal Tepkiler, Turkısh Studies İnternational Periodical For the Languages,Literature and History of Turkısh or Turkıc, Volume 2/4, Fall 2007
KOLCU Ali İhsan, (2013), Türk Romanı El Kitabı, (1.bs.) Salkımsöğüt Yayınları.
KREİSER Klaus- NEUMAN Christop, (2008), Küçük Türkiye Tarihi, (1.bs.), İletişim Yayınları.
ÖZODAŞIK Mustafa, (1999), Cumhuriyet Dönemi Yeni Bir Nesil Yetiştirme Çabaları 1923-1950, (1.bs.), Çizgi Yayınları.
ŞİMŞEK Ufuk, KÜÇÜK Birgül, TOPKAYA Yavuz, Cumhuriyet Dönemi Eğitim Politikalarının İdeolojik Temelleri, Turkish Studies- İnternational Periodical fort he Langues, Literature and History of Turkısh or Turkıc, Volume 7/4, Fall 2012, p.2809-2823, Ankara/Turkey
TURHAN Mümtaz, (1997), Kültür Değişmeleri, (1.bs.) Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları.
VATANDAŞ Celaleddin, (2004) Ulusal Kimlik, (1.bs), Açılım Kitap Yayınları.

Thank you for copying data from http://www.arastirmax.com