Buradasınız

YENI TÜRK EDEBIYATINDA KAYNAK OLARAK POETIKA

POETICS AS A REFERENCE IN MODERN TURKISH LITERATURE

Journal Name:

Publication Year:

DOI: 
http://dx.doi.org/10.7827/TurkishStudies.547
Author NameUniversity of AuthorFaculty of Author
Abstract (2. Language): 
Poetika, originated from the world ‘poietike’ and meaning “make, produce, create” generally covers all branches of art but nowadays it mostly includes poetry. Poetics meaning the whole, systematics and science of the theories on the art of poetry, was firstly used as a term in Aristoteles’ work under the same name. The concept having developed rapidly from Aristoteles to our time has gradually improved as a worldwide discipline. Nowadays, poetics has also been a study field concerning with every subject related to poetry. Poetics, after the first epitome presented in the classical age, has showed an innovation with names such as Platon, Horatius, Longinus in the Western world, and particularly in the 20th century has been regarded as a research method. When compared to the Western world; it is possible to encounter with qualified poetic samples related to the poetry emerging as a form of song in the period before conversion to Islam.The poetic convention passing to the other countries and nations accepting Islam and in this respect to the Ottoman poetry, though not presented as a separate book, shows itself in the verses, dibaces, tezkires of poets’ canons. The term, which was firstly used by Necip Fazıl in Büyük Doğu journal, has generally been dealt with around the argument of ‘real-fancy’ from Reformation to our time. In this respect, various examples have been encountered in verse and prose. These have spread particularly in modern Turkish poetry and the studies on the theory of poetry have increasingly risen
Abstract (Original Language): 
Yunanca poiétiké kelimesinden türeyen ve “yapmak, üretmek, yaratmak” gibi anlamlara gelen poetika, genel olarak bütün sanat dallarını kapsamakta ancak günümüzde yaygın olarak siir türünü içermektedir. Siir sanatı üzerine teorilerin sistematiği, bütünü, ilmi anlamına gelen poetika, Aristo’nun aynı adlı eserinde ilk kez terim olarak kullanılmıstır. Aristo’dan bu yana çok hızlı bir seyir izleyen kavram, zamanla dünya çapında önemli bir disiplin halini almıstır. Günümüzde de daha çok siirle alakalı her türlü meseleyle ilgilenen bir alan olmustur. Poetika, Klasik çağda verilen ilk örnekten sonra Batıda Eflatun, Horatius, Longinus gibi isimlerle gelisme göstermis, özellikle 20. yüzyılda bir arastırma yöntemi haline gelmistir. Cahiliye döneminde bir sarkı formu olarak ortaya çıkan siirle ilgili, Batı’ya oranla daha nitelikli, poetik örneklere rastlamak mümkündür. Poetik gelenek Araplardan Islamiyeti kabul eden Iranlılara oradan da Türklere geçmistir. Fars edebiyatında daha çok eski öğretilerin devamı seklinde gelisen ve süslü söyleyisleriyle öne çıkan siir hakkında, Türkçeye çevrilmis çok fazla teorik çalısmaya rastlanmaz. Anılan yollarla Osmanlı siirine de geçen poetik yaklasım, Divan edebiyatında baslı basına birkitap halinde verilmese de sairlerin divanlarındaki beyitlerde, dîbâcelerde, tezkirelerde yer yer kendini göstermektedir. Türk Edebiyatında ilk defa Necip Fazıl tarafından Büyük Doğu dergisinde kullanılan kavram, Tanzimat’tan günümüze genel olarak, gerçek-hayal tartısması etrafında ele alınmıstır. Bu bağlamda manzum ve mensur, çesitli örnekleri bulunmaktadır. Özellikle çağdas Türk siirinde bunlar daha da yaygınlasmıs, siir sanatına dair çalısmalar giderek artmıstır
319-355