You are here

KADINLA ERKEK ARASINDAKİ HUKUKİ EŞİTLİK İLKESİ VE VATANDAŞLIK HUKUKU

Journal Name:

Publication Year:

Author Name
Abstract (Original Language): 
Kadının ekonomik ve sosyal bakımlardan bağımsızlığını kazanmaya başlaması sonucunda ortaya çıkan, hukukî alandaki kadın -erkek eşitliği ilkesi gittikçe genişleyen bir uygulanma alanı bulmaktadır. Çalışma hayatına büyük ölçüde katılan ve siyasal haklardan yararlanma olanağını elde eden kadının, hukukî açıdan kocasına bağlı olmasının veya bazı konularda eşit haklara sahip bulunmamasının günümüzde kabul edilemeyeceği fikri genellikle benimsenmiştir. O kadar ki, kocanın aile birliğinin başkanı sayılmasının sonuçlan olan, kadınm kocasının soyadını taşıması, kural olarak ayrı bir ikametgâlıa sahip olmaması, çalışması için kocasmın iznine gerek bulunması ve çocuklar üzerindeki velâyet hakkının kullanılmasında babanın oyunun üstün tutulması gibi esaslar, özellikle Batı Avrupa ülkelerinin Medenî Kanunlarında yapılan değişikliklerle tamamen terkedilmektedir. Medenî Hukuk alanında gittikçe yaygınlaşan bu eğilimi dikkate alan Avrupa Konseyinin Bakanlar Komitesi 27 Mayıs 1977 tarihli tavsiye kararlan ile kadın - erkek eşitliğinin Vatandaşlık Hukuku bakımından da gerçekleştirilmesi için gerekli gördüğü hususları tesbit etmiş ve üye devletlere bunu sağlayacak yasal değişiklikleri yapmalarını önermiştir. Türkiye açısından da önem taşıyan bu kararları incelemeden ve hukukumuzda yer alan kurallarla bir karşılaştırma yapmadan önce belirtmek gerekir ki, 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu bu konudaki çağdaş eğilimleri büyük ölçüde yansıtmakta ve günümüzün sosyal gerçeklerine uygun bulunmaktadır. Ancak gözden uzak tutulmaması gereken diğer bir husus, kadınla erkek arasındaki eşitliğin sağlanması gibi bir amaç dolayısiyle de olsa, kendine özgü ilke ve kuralları olan Vatandaşlık Hukuku alanında yapılacak değişikliklerin belirli bir sistemin bütünlüğünü bozmayacak nitelik taşımasının zorunlu bulunduğudur.
123-133