Journal Name:
- Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi
| Author Name | University of Author | Faculty of Author |
|---|---|---|
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Mevdûdî profesyonel bir ekonomist değildi, bir reformcuydu. Bu yüzden, onu teorik ekonomi tartışmalarında görmemiz mümkün değil. Onun önem verdiği şey, insanoğlunun Allah’ın emirlerini (Şeriat) refah içinde yerine getirebilmesidir. Bunun içinse; bazı sorunları analiz edip, İslam öğretisi ışığında bazı çözümler sundu. Birincil kaygısı, sömürge ülkelerde yüzyıllarca yozlaşmaya maruz kalan, sayısız problemlerin girdabı içinde kaybolmuş Müslüman ümmet üzerineydi.
Bu problemlere; tüm toplumu kapsayan ahlak gevşekliği, kanunsuzluk, Fıkh’ın cansızlığı, fakirlik, cahillik ve eğitim eksikliği, genel ekonomik çöküş, sosyal gerilim ve kuralsızlık örnek verilebilir. Bu problemler, İslam inancıyla çeliştiğinden, Mevdûdî gibi toplumunun sağlığını düşünen birisi için bu durum gayet rahatsızlık vericidir. Fakat sömürge durumundayken ilerleme pek kaydedilemedi. 20. Yy’da bu ülkelerin bağımsızlığına kavuşması bu anlamda bir umudun başlangıcı oldu.
Bu safhada, en mühim görev, bu ülkelerdeki bu sorunlara çözüm üretecek uygun bir strateji geliştirmekti. Fakat strateji, ne yazık ki, toplum vizyonunu –yani; gelecekte ne yapmak istediği ve olmasını istediği amaçları belirlemeden, ortaya konulamazdı. Toplumun enerjisini ve kaynaklarını istedikleri noktaya yönlendiren, israfı önleyen şey vizyondur. Farkında olunmasa da, inanç ateşini kalıcı olarak yakıp, mücadelede ısrarı topluma aşılamaya yardımcı olur vizyon. Aynı zamanda, toplumun dünya görüşünün, yani; evrenin nasıl var olduğunun, insan yaşamının anlamı ve amacının, mutlak gücün anlamının ve kaynakların sınırlı oluş amacının, insanın kendisi ve çevreyle ilişkilerinin bir tür yansımasıdır.
Dünya görüşü, vizyon, strateji, bu yüzden birbiriyle bağlantılı ve bir toplumun ekonomik sistemine karar verilirken bütünüyle düşünülmesi gereken kavramlardır. Strateji vizyonla harmanlandığında, vizyon belirgin hale gelir. Bu da demektir ki; ekonominin işlevi toplumun vizyonunu belirgin hale getiriyorsa, o zaman dünya görüşünün sonuçlarını tartışmak kaçınılmazdır. Böylece vizyonu gerçekleştirecek strateji belirlenmiş olur. Mevdûdî’nin en büyük katkılarından biri, İslam’ın dünya görüşünü, vizyonunu ve stratejisini tartışmak ve bunun hâkim diğer ekonomi sistemlerinde nasıl değiştiğini göstermek.
Müslümanların sömürge hayatı yaşadıkları dönemde, birbirine benzer dünya görüşleri olan fakat farklı vizyonlara sahip iki ekonomi sistemi baskındı. Bunlar kapitalizm ve komünizm. Bağımsızlığını yeni kazanan Müslüman ülkeler –mesela Pakistan- için kritik soru, bu iki sistemin dünya görüşünü, vizyonunu ve stratejisini uyarlamak mı, yoksa İslam vizyonunu gerçekleştirmek için daha farklı bir üçüncü sistemi seçmek mi?
FULL TEXT (PDF):
- 2