A FORGOTTEN GEOGRAPHY SCHOOL: THE BALKHI SCHOOL OF GEOGRAPHY
Journal Name:
- Turkish Studies
Keywords (Original Language):
| Author Name | University of Author | Faculty of Author |
|---|---|---|
Abstract (2. Language):
Human has tried to understand, picture and depict natural-human place from his/her existing to today. Ever-getting rich from Sumerians to Egyptians, and Phoenicians to Greeks, the process for geographical accumulation of knowledge progressed further with Strabon. Alexandrian School of Geography which was built upon this accumulation of knowledge raised important geographers like Ptolemy. This school was moved from Alexandria to Antioch after Muslims had conquered Egypt. Upon closing the Eskul School in Antioch, some religious men and scholars of the said school came to Harran. By translations which had been made from cultures of Greek, Persia and India in Harran School, Islamic World started to take a close interest in geography. With starting to lose significance of Harran School, the descriptive “Iraqi School of Geography” appeared in the middle of 10th century in Iraq. As for Andalusian School of Geography which was a follow-up of this process started to develop in the same period of time with Balkhī School of Geography, and was in interaction with it. Both schools made significant contributions to the golden age of Islamic-World Science. After Iraqi School of Geography, a regional school of geography was established by Balkhī (850-934 AD) in the first half of 10th century in Balkhī city within which is the boundaries of Afghanistan at the present time. Balkhī School which had divided Islamic countries into climatic zones steered human geography in a new direction as well, and laid the foundations of understanding of universal human geography. Addition to this, Balkhī geographers explained the geographical facts with concepts in the Koran and Hadith. The first representative of this school was Istahrî (10th century) who was student of Balkhī, and he possessed a special place amongst other Islamic geographers, by mapping climate maps of Islamic countries for the first time. Ibn Hawkal (d.977), second important person of Balkhī School of Geography, associated spatial contexts to temporal progresses in his own unique way. The most glorious geographer of Balkhī School of Geography was al-Maqdisī (d. 1000), and contrary to Balkhī geographers, he based the whole of what he wrote on his own experiences and was described as “the greatest geographer who ever lived” by Alois Sprenger. Balkhī School of Geography lost its former significance after occupations which had been experienced in the first quarter of 8th century. Geographical accumulation of knowledge that Europeans obtained from Muslims through Andalusian and Balkhī schools of geography had indirectly influence on developing the continental Europe and occurring Geographical Explorations. Our wish is that a school with such these important features is remembered again, and that studies which would shed light on the future are carried out, by making benefit from experiences of this school.
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
İnsan, varoluşundan günümüze doğal-beşeri mekânı anlamaya, resmetmeye ve tasvir etmeye çalışmıştır. Sümerlerden Mısırlılara, Fenikelilerden Yunanlılara giderek zenginleşen coğrafi bilgi birikim süreci, Strabon’la daha da gelişmiştir. Bu birikim üzerine inşa edilen İskenderiye Coğrafya Okulu Batlamyus gibi önemli coğrafyacılar yetiştirmiştir. Müslümanların Mısır’ı fethinden sonra bu okul, İskenderiye’den Antakya’ya nakledilmiştir. Antakya’daki Eskül Okulu’nun kapanmasıyla söz konusu okulun bazı din ve bilim adamları Harran’a gelmiştir. Harran Okulu’nda Yunan, İran ve Hint kültüründen yapılan tercümelerle İslam Dünyası, coğrafyayla yakından ilgilenmeye başlamıştır. Harran Okulu’nun eski önemini yitirmeye başlamasıyla IX. yüzyılın ortalarında Irak’ta tasviri “Irak Coğrafya Okulu” ortaya çıkmıştır. Bu sürecin devamı niteliğindeki Endülüs Coğrafya Okulu ise Belh Coğrafya Okulu’yla aynı zaman diliminde gelişmeye başlamış ve onunla etkileşim içerisinde olmuştur. Her iki okul İslam Bilim Dünyası’nın altın çağına önemli katkılarda bulunmuştur. Irak Coğrafya Okulu’nun ardından X. yüzyılın ilk yarısında günümüzde Afganistan sınırları içerisinde yer alan Belh şehrinde, Belhî (850-934) tarafından bir bölgesel coğrafya okulu kurulmuştur. İslam ülkelerini iklim bölgelerine ayıran Belh ekolü, beşeri coğrafyaya da yeni bir yön vermiş, evrensel beşeri coğrafya anlayışının temellerini atmıştır. Buna ek olarak Belh coğrafyacıları, coğrafî gerçekleri Kur’an ve hadislerdeki kavramlarla açıklamışlardır. Bu okulun ilk temsilcisi Belhî’nin öğrencisi İstahrî (X. yüzyıl) olup, ilk kez İslam ülkelerinin iklim haritalarını çizerek, diğer İslam coğrafyacıları arasında özgün bir konuma sahip olmuştur. Belh Coğrafya Okulu’nun ikinci önemli ismi, İbn Havkal (Ölümü 977), mekânsal bağlamlarla zamansal süreçlerin kendisine özgü bir biçimde ilişkilendirmiştir. Belh Coğrafya Okulu’nun en parlak coğrafyacısı, Makdisî (Ölümü 1000) olup, önceki Belh coğrafyacılarının aksine, yazdıklarının tümünü kendi deneyimlerine dayandırmış ve Alois Sprenger tarafından “yaşamış en büyük coğrafyacı” olarak nitelenmiştir. Belh Coğrafya Okulu, XIII. yüzyılın ilk çeyreğinde yaşanan işgaller sonrasında eski önemini yitirmiştir. Avrupalıların Endülüs ve Belh coğrafya okulları aracılığıyla Müslümanlardan edindiği coğrafi birikim, kıta Avrupası’nın gelişmesinde ve Coğrafi Keşiflerin gerçekleşmesinde dolaylı olarak etkili olmuştur. Böylesi önemli özelliklere sahip bir okulun yeniden hatırlanması ve bu okulun deneyimlerinden yararlanarak geleceğe ışık tutacak çalışmalar yapılması temennimizdir.
FULL TEXT (PDF):
- 11