Buradasınız

KUR'AN İLİMLERİ'NİN TARİFİ, ORTAYA ÇIKIŞI VE GELİŞMESİ

Journal Name:

Publication Year:

Abstract (Original Language): 
Kur'an-ı Kerim, İslâm'ın kalıcı mucizesidir.- İlmî gelişmeler, yalnızca onun icazındaki eşsizliğin gözler önüne serilmesine yardımcı olmaktadır. Allah Kur'an'ı, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarması ve onları dosdoğru yola iletmesi için, peygamberimiz Hz. Muhammed'e (s.a.v) indirmiştir. Hz. Peygamber Kur'an'ı, katıksız Arap olan ashabına bildiriyor ve onlar da doğal olarak onu anlıyorlar, anlama konusunda güçlük çektikleri âyetleri de, ona soruyorlardı. Buharı, Müslim ve diğerlerinin rivayet ettiğine göre İbn Mesud şöyle demişti: "İman edip de, imanlarına zulm bulaşLırmayanlar..."1 âyeti IUIZİİ olunca bu, insanlara güç gelmiş ve "Ey Allah'ın Rasulü: Hangimiz nefsine zulmetmez ki?" demişlerdi. Rasulullah da; Bu, sizin anladığınız manada değildir. Siz, salih kulun "Şüphesiz şirk, büyük bir zulümdür"1 dediğini hiç işitmediniz mi?, bu, şirkûr, demişti3. Hz. Peygamber, ashabına bazı âyetleri tefsir ederdi. Müslim ve diğerlerinin Ukbe b. Amİr'den naklettiklerine göre O, Rasulullah (s.a.v)'m minberdeyken; "Onlara karşı gücünüz yettiğince her türlü kuvveti hazırlayın"^, âyetini okuyup; unutmayın ki kuvvet, atmaktır" dediğini işittim, demiştir5. Sahabe, Rasulullah'dan Kur'an-ı Kerim'i almaya, onu ezberlemeye ve anlamaya büyük özen göstermişler ve bunu da kendileri için bir şeref saymışlardır. Enes (r.a): "Bizden biri Bakara ve Âl-i İmrân sûrelerini okuduğu zaman, o kimse gözümüzde büyürdü"6, demiştir. Sahabe de aynı şekilde Kur'an'la amel etmeye ve hükümlerine vakıf olmaya büyük önem verirdi. Abdurrahmanes-Sülemî'den rivayet edildiğine göre O: "Osman b. Affân, Abdullah b. Mestıd ve bunlann dışında Kur'an okutan kimselerin bize anlattığına göre onlar; Nebî (s.a.v)'den on âyet alıp, ondaki ilmi ve ameli öğrenip uygulamadıkça, diğer âyetlere geçmezlerdi. Bu nedenle Onlar: "Biz Kur'an'ın tamamını ilim ve amel bakımından öğrendik" derlerdi, demiştir. (Abdürrezzak, bu hadisi buna yakın bir lafızla rivayet etmiştir). Hz. Peygamber, Kur'an'a, onun dışında bir söz karıştr endişesiyle, kendisinden Kur'an'dan başka bir sözün yazılmasına izin vermemiştir. Müslim'in, Ebû Saîd el-Hudrî'den rivayet ettiğine göre Rasulullah (s.a.v): "Benden birşey yazmayınız. Kim benden Kur'an dışında bir şey yazmışsa, onu yoketsin. Benden rivayette bulununuz, bunda bir sakınca yoktur. Kim bana yalan isnad ederse, o cehennemdeki yerine hazırlansın"7. Hz. Peygamber, bundan sonra, ashabından bir kısmına hadisin yazılması konusunda izin vermişse de, bu, Rasulullah (s.a.v) döneminde, Hz. Ebû Bekir ve Ömer'in hilafeti dönemlerinde, sözlü anlatım yoluyla nakletmeye dayanan Kur'an'la ilgili açıklamalar olmuştur.
187
206