You are here

XIX. VE XX. YÜZYILLARDA SİVAS’IN DEMOGRAFİK YAPISI.

Journal Name:

Publication Year:

Author NameUniversity of AuthorFaculty of Author
Abstract (2. Language): 
Sivas which is one of the oldest settlement of Anatolia is a city having been situated on upper part of the Kızılırmak region. In this land, chronologically, Hitit, Assyria, Persia, Rome, Seljukia and Ottoman Empire left deep mares. Sivas has carried the rich culture traces of these civilizations even today. The emigration and population movements from XVIth century till now have made Moslems to become the most important element of the demographic structure. The rate of the Christian population’s decreasing and the Moslem population’s increasing continued in its natural progression in the XIXth end XXth centuries. The Europeans and Americans who took roles in these activities organized the non- Moslems, with their missionary active ties under the names of different aid and education foundations. In the course of time, these activities got bigger and bigger and they began to Christianize even the Moslems. Apart from this, the Kurdish issue which was created by the colonialism movements was put into international platform and it was integrated with petrol, mineral and water. Another reality behind the Kurdish issue which was realized by the imperialist powers is their dream establishing an Armenia State in Eastern and Central Anatolia.
Abstract (Original Language): 
Anadolu'nun en eski yerleşim merkezlerinden biri olan Sivas, Kızılırmak havzasında kurulan en eski şehirlerinden birisidir. Bu topraklar üzerinde sırasıyla Hitit, Asur, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Devletleri derin izler bırakmışlardır. Sivas ili günümüzde de bu medeniyetlerin zengin kültür izlerini taşımaktadır. Sivas’ta XVI. yüzyıldan itibaren başlayarak günümüze kadar yaşanan nüfus ve göç hareketlilikleri neticesinde Müslümanları demografik yapının en önemli unsuru haline getirmiştir. Hıristiyan nüfusun gerilemesi ve Müslüman nüfus oranının artması XIX-XX yüzyılda da tabii seyrinde devam etmiştir. Bu faaliyetler içerisinde bulunan Avrupalı ve Amerikalılar, Anadolu’da çeşitli yardım kuruluşları ve eğitim teşkilatları adı altında yürüttükleri misyonerlik faaliyetleri, bölgedeki gayrimüslimleri teşkilatlandırmıştır. Zamanla bu çalışmalar daha da ileri giderek Müslümanları da Hıristiyanlaştırma faaliyetine dönüşmüştür. Bununla beraber sömürgecilik hareketinin yarattığı Kürt problemi, uluslararası platforma çıkarılmış ve petrol-maden-su ile de bütünleşmiştir. Emperyalist güçlerin bahane ettikleri Kürt problemi arkasında yatan diğer bir gerçek ise, Doğu Anadolu ve Orta Anadolu’nun bir kısmında Ermenistan devleti kurma hayalleri yatmaktadır.
37-54