Journal Name:
- İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Konferansları Dergisi
| Author Name |
|---|
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu'nu, Gökalp okulunun körükörüne takipçisi olarak görebilmek ne kadar imkansızsa, Gökalp'i de Burkheim'in tam bir devamı olarak kabul etmek o kadar hatalıdır ve Gökalp'in Durkheim okulu ile mukayese edildiğinde ilmî kişiliklerinin farklı olan yönlerini fert ve cemiyet dengesi açısından din'e verdikleri önemin ayrıntılı özellikleri itibariyle gösterebilmek mümkündür.
Fmdıkoğlu'na göre, «Gökalp yalnız almakla kalmadı, aym zamanda Durheim içtimaiyatının umumi prensiplerini Türklerin içtimaî müesseseleri üzerine tatbik etti ve Gökalp mektebinin talebelerinden birinin dediği gibi umumî içtimaiyat kanunlarının genişlemesine ve kuvvetlenmesine yardım etti. Dinî ananenin çözüldüğü Fransa'da fertçiliğin ala¬bildiğine yürüdüğü bir zamanda Durkheim, içtimaî zümreyi bir manada kutsîleştirmeyi bu suretle dinî tesanüt yerine kendisine has bir manâda uzvî tesanüdü koymayı tasarladı. Ahlâkî içtimaî endişe Durkheim'in asıl gayesini teşkil etmiştir. Bu hüküm hiç şüphe yok ki Gökalp için daha doğrudur. Fakat Gökalp içtimaiyatının asıl ehemmiyeti Türkiye'de adetâ tâbir caizse yerli bir içtimaiyat mektebi haline gelmesindedir»
FULL TEXT (PDF):
- 1
45-54