You are here

Osman Karatay, Hazarlar- Yahudi Türkler, Türk Yahudiler ve Ötekiler, Kripto, Ankara-2014

Journal Name:

Publication Year:

Author NameUniversity of Author
Abstract (Original Language): 
Bilindiği üzere Kafkasların kuzeyindeki coğrafyada, milattan sonraki birinci bin yılın ikinci yarısına damgasını vuran en büyük güç Hazar Devleti’dir. Dolayısıyla Hazarlar, devamı oldukları Göktürklerin, yıkılışına sebep oldukları Büyük Bulgarların ve dolayısıyla Oğurların, kuruluşuna sebep oldukları Tuna ve İdil Bulgarlarının, birlikte yaşadıkları Macarların, gelişip güçlenmesini etkiledikleri Rusların, Kuzey Karadeniz politikasını değiştirdikleri Bizans’ın, uzun süre mücadele ettikleri İran’ın yerini alan Arapların, rakipleriyle ittifak kurup yurtlarından ettikleri Peçeneklerin, kendilerine karşı hayatta kalma mücadelesi verdikleri Oğuzların, bünyesinde barındırdıkları ve kimliklerini koruma imkânı verdikleri Kafkas halklarının tarihinde birinci derecede rol oynamış ortaçağın en önemli siyasi teşekküllerinden biri olarak karşımızda duruyor. Lakin öneminin aksine bu uzun soluklu, karmaşık etnik ve dini yapılı, üzerine Musevilik açısından olumlu İslam açısından olumsuz roller yüklenmiş siyasi yapının tarihinin her açıdan aydınlatıldığını söylemek güçtür. Ve maalesef bir Türk devleti olan Hazarların tarihi çoğunlukla yabancı bilim adamları tarafından yazılmıştır. Şimdiye kadar genel olarak Dunlop, Artamonov ve Golden’dan okunan Hazar tarihine şimdi bir yenisi ekleniyor. Osman Karatay’ın Hazarlar kitabı, bir Türk akademisyen tarafından yapılan bu boyuttaki ilk çalışma olması açısından da ayrıca önemlidir. Önce eser hakkında teknik bilgi vermeye çalışalım. Kitap giriş bölümü ile on iki bölümden oluşuyor. Bölümlerin başlıkları isimlendirme açısından yazarın diğer eserlerinde de gördüğümüz kendine has üslubuyla klasik tarih kitaplarından farklılık arz ediyor. Giriş bölümünde Hazarların tarihteki yeri ve önemi ile Hazar tarihi konusunda günümüze kadar yapılan çalışma- lar hakkında bilgi veriliyor. Hazarların Museviliğine gereğinden fazla önem atfedildiğine dikkat çekiliyor. Çalışmanın amacı ve diğer çalışmalardan farklılığı da burada vurgulanmış. Birinci ve ikinci bölümlerde Hazarların kökeni konusu ele alınıyor. Göktürk devletinin kuruluşu ve Batı kısmının teşkilatlanması ile Hazarların etnik temellerini oluşturan Suvarlar detaylı olarak inceleniyor. Hazarların dili meselesi üçüncü bölümün konusunu oluşturuyor. Dördüncü ve altıncı bölümler arasında, içinde İran-Bizans mücadeleleri ve Göktürklerin buradaki rolünün, Batı Göktürk Kağanlığı içindeki taht mücadelelerinin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Yahudilerin Kafkaslara göçünün, Büyük Bulgar Devleti’nin kuruluşu ve dağılışı ile bu esnada Hazarların onlarla olan mücadelelerinin, Arap-Hazar savaşlarının ve bu süreç içerisinde Hazarların devletleşme oluşumun anlatıldığı 6. yüzyıl sonundan 8. yüzyıl başına kadarki siyasi tarih yer yer farklı yorumlar eşliğinde anlatılıyor. Diğer bölümlere göre daha hacimli iki bölümden biri olan yedinci bölüm Hazarların Musevileşme tarihine ayrılmış ve detaylı olarak incelenmiş. Sekizinci bölümde ise 7. yüzyıl sonu ile 8. yüzyılda Kırım hâkimiyeti bağlamında Bizans-Hazar ilişkileri konu ediliyor. Dokuzuncu bölümde Rus gücünün yükselişiyle birlikte, denkleme Macarlar da dâhil edilerek Bizans-Rus- Hazar ilişkileri ve bu güçlerin birbirine yönelik denge politikaları detaylarıyla aktarılarak bir nevi 9. yüzyılın siyasi bir panoraması çıkarılıyor. Hazarların İslam’la ilişkisinin anlatıldığı onuncu bölümden İslamlaşmanın 10. yüzyıl başlarında nüfusun ağırlıklı kısmını kapsayacak hale geldiği süreci takip edebiliyoruz. On birinci bölüm Hazar devletinin siyasi ve sosyoekonomik yapısı hakkında detaylı bilgi sunuyor. Son bölüm ise Hazar devletinin yıkılış sürecini şimdiye kadar göz ardı edilen Oğuz faktörü ile birlikte ele alıyor.
229
232