Journal Name:
- Karadeniz Araştırmaları Dergisi
| Author Name | University of Author |
|---|---|
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Bilindiği üzere Kafkasların kuzeyindeki
coğrafyada, milattan sonraki birinci
bin yılın ikinci yarısına damgasını
vuran en büyük güç Hazar Devleti’dir.
Dolayısıyla Hazarlar, devamı
oldukları Göktürklerin, yıkılışına sebep
oldukları Büyük Bulgarların ve
dolayısıyla Oğurların, kuruluşuna sebep
oldukları Tuna ve İdil Bulgarlarının,
birlikte yaşadıkları Macarların,
gelişip güçlenmesini etkiledikleri Rusların,
Kuzey Karadeniz politikasını
değiştirdikleri Bizans’ın, uzun süre
mücadele ettikleri İran’ın yerini alan
Arapların, rakipleriyle ittifak kurup
yurtlarından ettikleri Peçeneklerin,
kendilerine karşı hayatta kalma mücadelesi
verdikleri Oğuzların, bünyesinde
barındırdıkları ve kimliklerini
koruma imkânı verdikleri Kafkas halklarının
tarihinde birinci derecede rol
oynamış ortaçağın en önemli siyasi teşekküllerinden biri olarak karşımızda
duruyor. Lakin öneminin aksine bu uzun soluklu, karmaşık etnik ve dini
yapılı, üzerine Musevilik açısından olumlu İslam açısından olumsuz roller
yüklenmiş siyasi yapının tarihinin her açıdan aydınlatıldığını söylemek güçtür.
Ve maalesef bir Türk devleti olan Hazarların tarihi çoğunlukla yabancı
bilim adamları tarafından yazılmıştır. Şimdiye kadar genel olarak Dunlop,
Artamonov ve Golden’dan okunan Hazar tarihine şimdi bir yenisi ekleniyor.
Osman Karatay’ın Hazarlar kitabı, bir Türk akademisyen tarafından yapılan
bu boyuttaki ilk çalışma olması açısından da ayrıca önemlidir.
Önce eser hakkında teknik bilgi vermeye çalışalım. Kitap giriş bölümü
ile on iki bölümden oluşuyor. Bölümlerin başlıkları isimlendirme açısından
yazarın diğer eserlerinde de gördüğümüz kendine has üslubuyla klasik tarih
kitaplarından farklılık arz ediyor. Giriş bölümünde Hazarların tarihteki
yeri ve önemi ile Hazar tarihi konusunda günümüze kadar yapılan çalışma- lar hakkında bilgi veriliyor. Hazarların Museviliğine gereğinden fazla önem
atfedildiğine dikkat çekiliyor. Çalışmanın amacı ve diğer çalışmalardan farklılığı
da burada vurgulanmış. Birinci ve ikinci bölümlerde Hazarların kökeni
konusu ele alınıyor. Göktürk devletinin kuruluşu ve Batı kısmının teşkilatlanması
ile Hazarların etnik temellerini oluşturan Suvarlar detaylı olarak
inceleniyor. Hazarların dili meselesi üçüncü bölümün konusunu oluşturuyor.
Dördüncü ve altıncı bölümler arasında, içinde İran-Bizans mücadeleleri
ve Göktürklerin buradaki rolünün, Batı Göktürk Kağanlığı içindeki taht mücadelelerinin,
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Yahudilerin Kafkaslara göçünün,
Büyük Bulgar Devleti’nin kuruluşu ve dağılışı ile bu esnada Hazarların
onlarla olan mücadelelerinin, Arap-Hazar savaşlarının ve bu süreç içerisinde
Hazarların devletleşme oluşumun anlatıldığı 6. yüzyıl sonundan 8.
yüzyıl başına kadarki siyasi tarih yer yer farklı yorumlar eşliğinde anlatılıyor.
Diğer bölümlere göre daha hacimli iki bölümden biri olan yedinci bölüm
Hazarların Musevileşme tarihine ayrılmış ve detaylı olarak incelenmiş.
Sekizinci bölümde ise 7. yüzyıl sonu ile 8. yüzyılda Kırım hâkimiyeti bağlamında
Bizans-Hazar ilişkileri konu ediliyor. Dokuzuncu bölümde Rus gücünün
yükselişiyle birlikte, denkleme Macarlar da dâhil edilerek Bizans-Rus-
Hazar ilişkileri ve bu güçlerin birbirine yönelik denge politikaları detaylarıyla
aktarılarak bir nevi 9. yüzyılın siyasi bir panoraması çıkarılıyor. Hazarların
İslam’la ilişkisinin anlatıldığı onuncu bölümden İslamlaşmanın 10.
yüzyıl başlarında nüfusun ağırlıklı kısmını kapsayacak hale geldiği süreci
takip edebiliyoruz. On birinci bölüm Hazar devletinin siyasi ve sosyoekonomik
yapısı hakkında detaylı bilgi sunuyor. Son bölüm ise Hazar devletinin
yıkılış sürecini şimdiye kadar göz ardı edilen Oğuz faktörü ile birlikte ele
alıyor.
FULL TEXT (PDF):
- 44