A KIRKAMBAR FROM THE EIGHTEENTH CENTURY: A MECMUA OF THE ELÎFÎZÂDE FEYZÎ
Journal Name:
- Turkish Studies
Keywords (Original Language):
Author Name | University of Author | Faculty of Author |
---|---|---|
Abstract (2. Language):
Elîfîzâde Feyzullah Efendi / Feyzî from Edirne, after successfully
completing his studies in Edirne, went to İstanbul. He died in 1179 (1765) in Banaluka where he was on official duty. According to written sources he was superior to his contemporaries in verse and prose. He was also successful in isopsephic poems. A few of his poems are available.
The present article focuses on a mecmua compiled by Elîfîzâde Feyzullah Efendi. It is located in İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Şevket Rado Yazmaları, ŞR 484. There are some records and a seal belonging to Elîfîzâde in this mecmua. It is also recorded that it was written in Bursa. It contains both the isopsephic poems and some other poems / verses by Elîfîzâde. The isopsephic ones are celebratory or congratulatory poems on the arrival of a new year, a religious festival, the appointment of some statesman, the accession to throne of Mustafa III, as well as a fountain and a Turkish bath. There are also poems by some other poets and a group of poems on some specific topics like hot springs, mirrors, pencils, music, candles, roses and a nightingales. The mecmua also includes some treatises on different subject such as astronomy.
Mecmuas can be considered as personal collections of miscellaneous records and poems. This mecmua which belonged to Elîfîzâde contains both poems and some treatises. It is possible to gain valuable insights into the Ottoman cultural atmosphere by studying the content of the mecmua, mainly because it enables the scholar to draw conclusions about the reading and writing practices of its compiler. Therefore, it can serve as a significant source for cultural and historical research.
A very important characteristic of mecmuas is that they might include texts or poems that were either unknown or known but unavailable. This mecmua emerges as a significant source because the compiler is known, and it also contains those poems of its compiler, which are unavailable. This article provides information on Elîfîzâde Feyzullah Efendi, focuses on the subjects that were of interest to him, and gives details concerning the physical description, the form and content of the mecmua itself.
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Edirneli Elîfîzâde Feyzullah Efendi / Feyzî (ö. 1179/1765) tahsilini Edirne'de tamamlamış, İstanbul'da bulunmuş, Banaluka kazasında görevliyken vefat etmiştir. Kaynaklara göre şiir ve inşada akranlarından üstün, tarih düşürmede oldukça başarılıdır, buna karşın şiirleri yeterince bilinmemektedir.
İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Şevket Rado Yazmaları ŞR 484 numarada kayıtlı mecmuada Elîfîzâde'ye ait bazı kayıtlar ve bir mühür bulunmaktadır. Ayrıca bu mecmuanın Bursa'da yazıldığı kayıtlıdır. Bu mecmuada Elîfîzâde Feyzî'nin tarih manzumeleri ile bazı şiir ve beyitleri yer alır; tarih manzumeleri, yeni yılın gelmesi, bayram tebriği, Bursa'daki çeşme ve hamam, bazı kişilerin paye almaları, III. Mustafa'nın tahta çıkışı hakkındaki şiirlerden oluşur. Elîfîzâde tarafından hazırlanan bu mecmuada başka şairlere ait beyitler yanında kerem, kaplıca, ayna, kalem, müzik, gül ve bülbül, şem' gibi konularına göre tasnif edilmiş beyitler bulunur. Mecmua ayrıca fal, astronomi gibi konularda mensur metinler de içermektedir.
Hem derleyicisi belli olan hem de içinde barındırdığı metinler açısından karışık mecmualara örnek teşkil eden bu mecmua, kişisel kullanım amacıyla kaydedilen şiirlerin yanı sıra şiirleri hakkında bilgi sahibi olunmayan şair Feyzî'nin şiirlerini içermesi bakımından önemlidir.
Makalemizde ilk olarak mecmuanın derleyicisi, şair Elîfîzâde Feyzî hakkında bilgi verilmekte, ardından mecmuanın fiziksel özellikleri tanıtılmaktadır. Daha sonra mecmuanın içeriğine geçilerek Feyzî'nin mecmuada yer alan şiirleri, dikkati çeken diğer bazı manzumeler, konularına göre tasnif edilmiş şiirler ile mecmuanın içerdiği mensur risale ve metinler ele alınmaktadır.
Bu mecmua örneğinden ve içeriğinden yola çıkarak hem bir şairi ve onun ilgi alanına giren edebiyat ve bilim alanını tanımak, okuma pratiğini ortaya koymak hem de Osmanlı kültür dünyasını kavramak imkânının olduğunu görmekteyiz.
- 9