You are here

Satılık Hastalıklar

Selling Sickness

Journal Name:

Publication Year:

Author Name
Abstract (Original Language): 
30 yıl önceydi. Dünyanın en tanınmış ilaç şirketlerinden ...'in genel müdürü Henry Gadsden, Fortune dergisine "sıkıntılarını" anlatıyordu! Çok samimiydi. Emekliliği yaklaşan Gadsden, "ilaç pazarının hasta in¬sanlarla sınırlı olmasının" sıkıntı yarattığını söyledi. O, ...'in Wrigley's gibi bir çiklet üreticisi olmasını istiyordu. Hayali, ger¬çekten "büyük"tü: "Sağlıklı insanlara yö¬nelik ilaç üretmek"... İşte o zaman, ... "herke¬se satmaya" muktedir olacaktı. Bu demeçten otuz yıl sonra Gads-den'in hayalleri gercek oldu." "Bugün, dünyanın en büyük ilaç şirketlerinin pazarlama stratejileri saldırgan bir biçimde sağlıklı ve iyi durumdaki insanları hedefliyor. Günlük hayatın olağan iniş çıkışları sinir rahatsızlıkları oldu; genel şikayetler korkutucu hastalıklara dönüştürüldü ve gittikçe daha fazla insan hastaya çevrildi. İçimizdeki ölüm, yaşlanma ve hastalık korkularını kaşıyan 500 milyar dolarlık ilaç endüstrisi, yaptığı promosyon kampanyaları ile insan olmanın anlamını değiştiriyor. Hayat kurtarıp acıları azalttıkları için alkışlanabilecek ilaç devleri, artık sadece hasta insanlara ilaç satmakla tatmin ol¬muyor. Çünkü Wall Street'ten de anlaşılacağı gibi, sağlam insanlara hasta oldukları söylenerek kazanılabilecek çok para var!" XX. yüzyılın ikinci yarısında bulaşıcı hastalıklar büyük ölçüde denetim altına alındı; yaşam koşulları, XIX. yüzyıl¬dan beri giderek düzeliyordu: Bu iki etken ortalama ömrün uzamasıyla sonuçlandı. Böylece, akut, öldürücü hastalıkla¬rın yerini giderek kronik ve tanım gereği tam iyileşmeyen hastalıklar aldı. Bu gelişmenin ilk sonucu sağlık giderlerinin önceki dönemle kıyaslanamayacak şekilde artması ol¬du. XX. yüzyılın sonlarına doğru bilimsel tıbbın konvansi-yonel yöntemlerinin etkilerinin sınırlı kalması "alternatif" çözümleri bir kez daha gündeme getirdi: "Nasıl olsa «o» da tam iyileştirmediğine göre «bu» da denenemez miydi?" Ni¬hayet, nüfusun artan bir kesiminin ilaçlara "bağımlı" olma¬sı, giderek daha pahalı ilaçların, - genişlemiş ve daha çok insanı kapsayan yeni tanıların da - gündeme gelmesine yol açtı. Günümüz hekimi bilimsellikten ayrılmadan neyin gerçek bir ilerleme, neyin bir pazarlama oyunu olduğunu ayırmak gibi zor bir görevle karşı karşıya. Bu kitap, gelişmeleri belirli bir bakış açısıyla sunuyor. Bu konuda farklı bakış açılarını izlemek günümüz hekiminin, özellikle de "ilk başvuru hekimi"nin işinin önemli bir parçası.