Buradasınız

YENİ EFLATUNCULUĞUN İSLAM TASAWUFU'NA TE'SİRİ.

Journal Name:

Publication Year:

Author NameUniversity of AuthorFaculty of Author
Abstract (Original Language): 
İslam medeniyeti içerisindeki tasavvuf hareketlerinin ayn bir yeri bulunmaktadır. Tasavvuf bütün fikir hareketleri arasında en müessir olanıdır. Bu özelliğinden dolayı da tasavvuf hareketler bir çok siyasi inkılapların içerisine karışmak suretiyle İslam Tarihi'nde ayn bir yer işgal etmektedir1. Ortaya çıktığı ilk dönemlerde dinî naslara dayanan bir sezgicilikten ibaret olan tasavvuf, sûfilerin zâhidâne bir hayat tarzı seçmeleri ile ortaya çıkmışsa da, zamanla sistemleşerek felsefi bir yapıya bürünmeye başlamıştır. Ancak bu değişiklik esnasmda tasavvufl düşüncenin kaynakları arasına Kur'an-ı Kerim ve hadisten başka kaynaklar da girmeye başlamıştır. Bu kaynaklardan en önemli olanı Nasturî tercümanlar vasıtasıyla yapılan Yeni Eflatuncu tercümelerdir4. Bu tercümeler vasıtası ile İslam Felsefesi'nde olduğu gibi İslam, Tasavvufu'nda da ilk dönemlerdeki anlayış ve yorumlar ortaya çıkmaya başlamıştır. İslam Tasavvufu, îmam-ı Gazalî'den sonra ve özellikle de Muhyiddin İbn Arabî vasıtası ile "Vahdet-i Vucud"cu bir anlayışa doğru yönelmeye başlamıştır. Ancak bu Vahdet-i Vücud fikrinin, bizzat İslam'dan mı kaynaklandığı yoksa Yeni Eflatunculuk'uıı te'siri ile mi ortaya çıktığı tartışma konusu olmuştur. Tasavvufçular elbette kendüerinin bizzat İslam'ın batınına nüfuz ederek böyle bir anlayışa girdiklerini söylemektedirler. Bu bakımdan kenchlerinin haklı oldukları söylenirse de bazı konularda özellikle de sudûr (emanation) anlayışında Plotinus'tan dolaylı ya da dolaysız olarak etlrilendiklerini de kabul etmek gerekir5.
597-605