Journal Name:
- Osmanlı Bilimi Araştırmaları
| Author Name | University of Author | Faculty of Author |
|---|---|---|
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk dönemlerinde hekimlik, cerrahlık veya eczacılık yapmak için bir ustanın yanında çalışmaya veya bir tıp medresesine devam ederek bir belge almaya ihtiyaç bulunmuyordu. "Mütetabbib" denilen bazı kişiler serbestçe hasta tedavisi yapmaktaydı. Hatta bunlardan bir kısmı, hekimliğin kendilerine babadan kalma bir meslek olduğunu ve bu mesleği icra etmek için bir belgeye ihtiyaçlarının bulunmadığını iddia etmekteydi.'
Hekimlik, cerrahlık ve ilâçlar hakkında geçerli hiçbir bilgisi bulunmayan kişilerin hastalara zarar vermesini önlemek amacıyla, Sultan II, Selim, 981(1573) yılında bir hüküm çıkarmıştır. İstanbul kadısına yazılan bu hükümde, kendilerini cerrah, tabib ve kehhal olarak tanıtan bazı kişilerin dükkanlarda oturup, hastalara tıp bilimine aykırı öldürücü ilaçlar verdikleri belirtilmekte ve Hekimbaşı'nın bu kişileri imtihan edip tedavi yapmalarına izin vermedikçe bu kişilerin hekimlik edemeyecekleri ifade edilmektedir (,.. müşarünileyh Hekimbaşı ^ıa varub ilimlerinde ne mertebe kudret ve marifetleri olduğm müşarünileyh bizzat imtihan edip ilimlerine kadir olduklarına göre ilâç itmeğe ruhsat vermeyince.... ),2 Böylece, belgesi olmayanların hekimlik yapmaları önlenmek istenmiştir.
Ayrıca tıp öğretimi görmemiş kişilerin İstanbul'da tabiplik, cerrahlık ve kehhallik yapmalarının Önlenmesi konusunda Hekimbaşı Yusuf Efendi'ye gönderilen 1001 (1592-93) tarihli bir hüküm bulunmaktadır.3 Hekimbaşı tarafından yapılan imtihan sonucu kendilerine izm tezkiresi verilen tabip ve cerrahların isim ve adreslerini gösteren bir liste (İstanbul'da ve Üsküdar'da ve Galata'da ve Tophane'de ve Kasımpaşa'da ve Kadıköyü'ııde olan etibba ve cerrahîn badelimtihan intihab olunup izin tezkîresi verilen etıbba ve cerrahînin defteridir) 1111 (1700) yılında düzenlenmiştir.
FULL TEXT (PDF):
- 1
243-262