Journal Name:
- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası
| Author Name |
|---|
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Çağınız, insanlığın şiddet olgusu ile en fazla karşılaştığı bir çağ olarak kabul edilmek gerekir. Gerçekten, iki dünya savaşı, bölgesel savaşlar, bağımsızlık savaşları, iç savaşlar, ihtilâller ve nihayet özellikle son 20 yıl içinde büyük ölçüde hissedilen toplumsal ve milletlerarası şiddet eylemleri çağımız insanının yaşadığı ortamı oluşturmuşum
Şiddetin insan ve toplum üzerinde yarattığı etkilerin yoğunluğu ve ortaya çıkardığı sorunlar bu olgunun sosyal bilimler mensuplarınca etraflı incelenmesine neden olmuştur. Şiddet, normlara uygun ve normlardan sapıcı olmak üzere iki kısımdan oluşan insan davranışları arasında normlardan sapıcı özellik taşıması nedeni ile bu tür davranışları inceleyen kriminolojinin de alanına girmektedir.
Şiddete ilişkin kriminolojik inceleme, bu olguyu iki ayrı yönü ile ele alarak sürdürülebilir. Şiddet uygulayan insanı böyle davranmaya yönelten nedenleri araştırırken tabiî olarak psikolojinin verilerinde1! yararlanmak gerekir. Öte yandan normlardan sapıcı insan davranışlarından sut, gibi şiddet olgusu da bir sosyal olay olarak eie alındığında, bu durumda ise sosyolojinin verilerinden yararlanmak gerekmektedir.
İşte biz, toplumsal şiddet olgusuna ilişkin bu incelememizi sosyolojik veriler ışığında sürdüreceğiz. Bu hareket biçimi kriminolojiyi suç sosyolojisine dayalı bir sentez bilim olarak kabul eden görüşe de uygun düşmektedir. Sözkonusu sentez biliminin konusunu teşkil eden 'suç* kavramı yerine şiddeti ikame ettiğimiz takdirde şiddetin oluşmasına ilişkin tüm sosyal süreçlerin tam bir şekilde incelenmesi mümkün olur.
Sosyolojik verilerin ışığında incelemeye başlamadan önce şiddet kavramını kısaca belirlemeye çalışacağız. Bu belirlemeden sonra toplumsal şiddet kavramını ortaya koyup bu olgunu özellikleri ve nedenleri üzerinde durmak ve değerlendirmeler yapmak daha kolay olacaktır.
FULL TEXT (PDF):
- 1-4
457-472