Journal Name:
- İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Konferansları Dergisi
| Author Name | University of Author | Faculty of Author |
|---|---|---|
Abstract (2. Language):
Ideology is a concept that has emerged as a result of the disturbances which have occurre in industrial revolution and, also, in the social, political, and intellectual structure. Ideology, as the original form of its emergence, is a science that studies ideas and opinions. However, starting from the 19th centu¬ry, it has evolved into a concept expressing the system of beliefs which rein¬forces the dominance of dominant classes in society over depressed classes, especially in the Marxist terminology. Thus, while the concept of ideology was greatly repudiated in the beginning, Marxism itself became an ideology in time by reiterating that there must be a single community without having any classes and explotation.
Today, every kind of social and political event is tried to be explained in terms of an ideology. However, while the social and political events are greatly dynamic, ideologies are quite static and dogmatic. Besides, ideologies bear the characteristics of the period of their emergence. As a result, ideologies which are based on vengence and hatred, differences of classes or fanatism in religion are collapsing, but, on the other sociology, which dwells objectively on social and cultural jacts, is on the rise.
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
İdeolojilerin toplumsal değişme temeline oturması, ideolojileri sosyolojik açıdan ele alanların eskiden beri bildikleri bir süreçtir. Bundan dolayı sosyo¬loglar, ideoloji ve benzeri fikir hareketlerinin çağdaş dünyamızın kalıcı özelliği¬ni oluşturduğunu belirtirler. Buna rağmen 1950'li yıllarda Ramond Aron ve Daniel Bell gibi bazı bilim adamları yirminci yüzyılı, ideolojilerin sona erdiği bir asır olarak değerlendirmişlerdir. Adı geçen düşünürler, özellikle geleneksel sağ ve sol ideolojilerin, ekonomik ve siyasi alandaki değişikliklerin bir sonucu olarak önem ve değerlerini yitirdiğini dile getiren bir teori ileri sürmüşlerdir. Söz konusu teoriye göre, sanayileşmiş toplumlarda eski sağ ve sol ideolojilerin, kapitalizmin kendi içinde kaydedilen önemli değişiklik ve gelişmelerden do¬layı, günümüzde hiçbir anlamı ve gücü kalmamıştır. Örneğin siyaset alanında işçi sınıfının demokratik katılımı, ekonomik alanda refah düzeyinin artışı ve daha adil bir bölüşüm imkanına kavuşması ideolojilerin sona ermesinin en önemli sebeplerdendir . Ancak, Şerif Mardin'in de ifade ettiği gibi, sistematik bir şekilde işlenmiş, temel teorik eserlere dayanan, seçkinlerin kültürleriyle sınırlandırılmış sert ideolojilerin yıkıldığı kabul edilse bile; kitle toplumlarının belirmesiyle birlikte önem kazanan inanç anlamında yirminci yüzyılın en yoğun şekliyle ideolojik bir nitelik göstermeye devam ettiği söylenebilir .
FULL TEXT (PDF):
- 26
165-176