Journal Name:
- İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi
| Author Name |
|---|
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Haşmetli tabiat unsurlarının ilk çağ toplum hayatı üzerindeki tesiri inkâr edilemez bir gerçektir. Bütün hayatı boyunca tabiatla mücadeleye mecbur tutulan her bir insan topluluğu, yaşama hakkı karşılığı olarak ona, hem boyun eğmek, hem de gereken saygıyı göstermek mecburiyetinde idi. Gündelik hayatın her an dümenini elinde tutan ve çeşitli vazifeler üzerine almış bulunan tabiat unsurları arasında, şüp-siz mühim rol oynayanlardan birisi de «a y» ve < g ü n e ş > olmuştur. Türk epik eserlerinde de yer almış bulunan tabiat unsurları arasında bu «ay» ve «güneş» telâkkisi, tesadüfe bağlı basit bir olay olarak düşünülemez. Bu, herşeyden önce eski toplum- hayatında, sağlam bir yer tutmuş olan semâ alâmetlerine karşı saygı geleneklerinin bir bakiyesidir. Buna göre de, çok eski bir maziye götürülecek olan bu «ay » ve « g üJI e ş » unsuru, herhalde eski Türk küllüne bağlı halk estetik ölçülerinin birer tezahürü ve belirtisi mahiyetinde olmuştur. Birbirinin ayrılmaz arkadaşlık vazifesini gören bu ikiz unsur, hayat şartları icabı Orta-Asya türklü¬ğünün eski Şamanizm çağının esas unsurları olmuş ve halk hayatının nâzım idarecisi durumunda bulunmuştur. Tamamiie bir «kült» haline getirilen bu telâkki, bünyesindeki tesir ve tepkisini, olduğu gibi şamanist Türkün bütün hayat cephelerinde belirmiştir. Çin kaynaklarının verdiği bilgi, bunu tamamiie teyid etmektedir
Nitekim, hayatını bu kabil çeşitli kültler üzerine kurmuş olan Al-tay şaman Türkleri «güneş»e and içmeği sıkı bir formüle bağladıkları gibi, müslümah Mişer Türkleri de aynı geleneği, bugün bile, yaşatmaktadırlar2. Buna göre de Altaylılarda «güneş»- 'ana',«a y » da 'ata', mevkiine yükseltilmiş mümtaz aile yapıcılarıdır. Hattâ «ay» ve «güneş» birer kült olarak, dünya yaradılışı efsanesinde de yer almıştır. Ülgen'in oturduğu dağ bu iki unsurun nimetinden faydalandığı gibi, ilk insanın yaradılışı efsanesine göre de ilk yaratılan insan «ay-ba-ba» mânasına gelen «Ay-Atam» adını almıştır. Bu kabil adlandırmalar Türk antroponimisinde beklenilenden çok fazla bir yer tutmaktadır. Bunlardan «Kün-toğdı», antrpponimi üzerinde duran V. V. Bar-thold, bu adın eski Türklerdeki "güneş doğması" na dair, halk muhayyilesinde yerleşmiş olan bir külte bağlamakla tereddüde düşmemiştir3. Kara-Kırgız Türklerinde aynı «ay» kültü bugün dahi bütünü ile mevcuttur4. Aşâğı-yukan Yakut Türklerinde de «ay» ve «güneş» i takdis eden yerli bir bayrama rastlanmaktadırB. Anlaşılan, Şamanist Türk halklarının hayatında bu iki kült, bir neyi kaçınılmaz hayat Şartlarından biri olmuştur. Büyük ihtimalle, önceleri Orhun Türk kağanları lâkablarında kullanılan «ay» kelimesi, milİî bir Şaman geleneğinden olduğu halde, daha sonraları Budist ve Mani dinleri mensupları olan Uygurlarca da kullanılmıştır.
FULL TEXT (PDF):
- 1