Journal Name:
- İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi
| Author Name |
|---|
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Unutulmaya yüz tutmuş eski Türkçe kelimelerin araştırmasında seçilmesi gereken yol, tarihî geleneklerle dilin bizzat felsefesine uymaktır. Bu dil felsefesine göre, edebî-yazı dili dendikde, onun başlıca özelliklerini teşkil eden yazı ve konuşma dili üslûbunu, kelime servetiyle beraber, birbirinden ayırd etmek imkânsızlığıdır. Nitekim Göktürk ve Uygur devresi eski Türkçe, hatta uzun zaman Orta Asya yazı dili vazifesini gören yerli edebî şiveler, kaynaşmış bir karma dil ürününden başka bir şey olmamışlardır. Tarih, işbu yazı ve konuşma dillerini, birbirini kova-larcasına yaşatmış, ona gerçek anlamı ile, millî bir karakter dahi vermiştir. O kadar ki, edebî dile mâl edilmiş olan kelimeler, türlü epimlere ve gelişmelere bakmadan, konuşma dil kültürüne yarayan unsurlardan türemişlerdir. Ayrıca edebî dil miras ve kültürünü zedelemekten uzak kalmışlardır. Çünkü herbir dil, kendi yapı grameri ile öz kelime hazinesinin karmasından kurulmuş bir müessesedir. Kendinden şu veya bu sebeple ayrılan şivelerine ve ağızlarına, içersine aldığı kültür unsurlarını aktarmakta tereddüt göstermez. Bilâkis temelindeki gramer ve kelime birliği, aslmda onun müşterek bir dil kültürü felsefesi yaratıcısı mesâbesinde olmuştur. Uzun süreli kurulma ve durulma devresi sonunda kalıplaşmış bir dil normu haline getirilmiştir.
Fakat çeşitli sosyal ve toplum yapılar dolayısiyle, bir çok cephede gereken gelişmeden yoksun bırakılmıştır. Bu yüzden birçok Türkçe kelime, sırf tarihî eksikliği hatırına, kullanıştan eteğim çekmiş, yerini yabancı bir takım unsurlara bırakmıştır. Zaten kelimenin doğuşu, eriyişi, eksilişi ve unutulması, daima toplumun kültür seviyesine bağlı kalmıştır. Kelime anlamlarının yorumlanması da bu muhitin siyasî ve sosyal telâkkisine göre ayarlanmıştır. Nitekim Türkiye'nin Abdülhamit devri, edebî dil hazinesinden: adalet, uhuvvet, müvasat, müveddet, hürriyet, meşrutiyet ve sâîre gibi zararlı ve fikir bulandırıcı telâkki edilen kelimeler: han, yer, otel gibi çirkin sığmaklarda yaşamayı başarmışlardır. Ayni hatalı yolu, arhaik Türkçe kelimeler seçmek zorunda bırakılmıştır.
FULL TEXT (PDF):
- 1