Journal Name:
- Cihannüma: Tarih ve Coğrafya Araştırmaları Dergisi
| Author Name | University of Author |
|---|---|
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Şah İsmail’in, iktidarını kurmak ve bütün İran’da otoritesini tesis etmek için kullandığı ordu, açıkça konuşmak gerekirse, hiç de “İranlı” değildi. Bu ordu, tamamı Tekelü, Dulkadir, Şamlu, Rumlu, Ustaclu, Afşar, Kaçar ve Varsak gibi büyük Türkmen aşiretlerine mensup adamlardan oluştuğu için, aslında özünde Türkmendi. Hem Ali ve Erdebilli Şeyh Safi1 tarafından Hz. Muhammed’in torunu, hem de Safevi tarikatının pîr’i veya mürşid’î olması, Şah İsmail’in feodal temellere dayanan askeri gücüne adanmışlık ve ihtiram da sağlıyordu. Şah İsmail’in yönetim modeli bu yüzden feodalizm ile teokrasinin bir karışımıydı. Büyük bir tehlike baş gösterdiğinde hükümdar yalnızca feodal gerekçelerle değil aynı zamanda Şahseven’lik ilkesine binaen de yardım talep edebilirdi.2
Şah’ın ileride daha fazla sözü edilecek kişisel korumalarını bir kenara bırakırsak, daima silah altında, iyi eğitilmiş ve disiplinli adamlardan oluşan ve dahası hükümdar her kim olursa olsun onun doğrudan kontrolü altında bulunan daimi ordu diye bir şey henüz ortada yoktu; bu, diğer yüzyılda da ortaya çıkmayacak bir gelişmeydi.
FULL TEXT (PDF):
- 2