Buradasınız

TÜRK MEDENİ KANUNU ÇERÇEVESİNDE ÇOKEVLİLİK

Journal Name:

Publication Year:

Author Name
Abstract (Original Language): 
Türk MK'nun toplumsal üst yapıda gerçekleştirdiği en önemli biçimsel yenilik, hiç kuşkusuz, bu yasanın, İslâm hukukunun pre-kapitalist «taaddüdü zevcat» (çokevlilik) düzenini kaldırarak, yerine çağdaş tekevlilik esasını koyması olmuştur. MK'nun yürürlüğe girdiği 1926 yılından bu yana, artık, ikinci bir evlilik bağı kurmak isteyen kişi, önceki evliliğinin ölüm ile veya yargıcın kesinleşmiş boşanma ya da geçersizlik hükmü ile sona ermiş bulunduğunu tanıtlamak zorundadır. (MK 93). İmdi, MK 93 kuralı, varlığını sürdüren bir evliliği, tıpkı «belirli derecelerdeki hısımlık» ve evlenme işleminin oluşması sırasında mevcut «gayrimümeyyizlik» ya da «gayrimümeyyizlikten bağımsız akıl hastalığı» gibi, «kesin-aşılmaz-bozucu bir evlenme engeli» durumuna getirmiştir. Eğer zaten evli bulunan bir kişi, MK'nun bu kesin evlenme engeli karşısında, çokeşliliğin çekiciliğine dayanamayıp, kestirme yoldan bir «imam nikâhı» kuracak olursa, böyle bir evliliğin akıbeti «yokluk» olacak, hiçbir hukukî sonuç dcfuramayacaktır. (Matrimonium non existens). Ülkede geçerli tüm hukuki yasalara karşın, doğrudan doğruya toplumsal yaşamın yasaları tarafından dayatılagelen bu çeşit çok evliliklerin, gecenin geç saatlerinde ay ışığı altında birbirleriyle «sözde» evlenen romantik çiftlerin ilişkisinden ayrımlı hiçbir hukukî yanı yoktur. Ay ışığı altındaki sözde evlenme gibi, imam önündeki evlenme de hukuken «yok» sayılır.
293-306