Buradasınız

İSLÂM HUKUKUNDA HATA KAVRAMI

Journal Name:

Publication Year:

Author Name
Abstract (Original Language): 
Hata, âkit tarafın vâki olmayanı vâki gibi tasavvur eden tevehhümüdür ve onu, bu tevehhüm olmasaydı yapmayacağı akdi yapmaya sevkeder. Meselâ iyi kalite olduğunu zannedip aldığı şeyin, düşük kalite olması, aldığı fiyata eşit olduğunu zannedip de eşit olmaması, normal bir halı zannederek aldığı halının nâdir bir antika olması, hissesinin 1/6 olduğunu zanneden mirasçının hissesini satması ve fakat hissesinin 1/3 olması, iki atından birini diğeri zannıyla hibe etmesi, doğu ve batıya bakan iki evi olan bir kimsenin, doğuya bakanını, en küçüğü olduğu zannıyla, kiraya vermesi, halbuki en büyüğü olması, v.b. Diğer taraftan yukarıda hile bahsinde verilen açıklamalara bakacak olursak, tevehhümün hile yapılmış âkid tarafda da mevcud olduğunu görürüz. Çünkü hilede âkit taraflardan birinin diğerine, fiyatta ve vasıfta yanlış bir intiba vermesi söz konusudur. Ve tevehhüm unsuru, hile ve hatada müşterektir, fakat ikisi arasındaki fark, hilede ortaya çıkan vehim, mes'ul olan bir failin fiilinden ortaya çıkmaktadır. Fakat hatada tevehhüm kendiliğinden ortaya çıkar, yani sahibinin aklından otomatik olarak husule gelir, yoksa diğer âkit tarafın fiilinden değil.
213-22