Journal Name:
- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası
| Author Name | University of Author | Faculty of Author |
|---|---|---|
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
1970 ve 1980'li yıllarda Amerika Birleşik Devletleri'nde ilk dönemlerini yaşayan internetin ilk kullanıcıları, çoğunlukla resmî ve akademisyen araştırmacılardan oluşmaktaydı. Bu araştırmacılar ağ etiğini ilgilendiren yazılı olmayan birçok kurala uyuyorlardı. Herhangi bir yasal kurala bağlı olmayan internet kullanıcıları, birbirleriyle serbestçe veri ve bilgi alışverişinde bulunuyorlardı. Bu düşük maliyetli özgür haberleşme hizmeti ve kullanıcı sayısı 1990'ların başında hızla yaygınlık kazanmaya başladı. Böylece internete özgü etik sınırlamalarla kendini bağlı hissetmeyen yeni kullanıcılar da ağ ortamına katılmış oldu. İşte bu kötüye kullanımlar karşısında devreye hukukun, özellikle de ceza hukukunun girmesi kaçınılmaz olmuştur.
Özellikle pornografik ve şiddet içerikli yayın, hakaret, sövme, tehdit, fikri hakların ihlâli, suç işlemeye tahrik gibi suçların internet üzerinden kolayca işlenebilmesi hukuk sistemlerini bu konuda önlem almaya itmiştir. Amerika Birleşik Devletleri (sonradan Yüksek Mahkeme tarafından iptal edilmiş olsa bile) ve Federal Almanya, ceza hukuku yöntemlerine başvurarak internet süjeleri hakkında bir sorumluluk rejimi getirmeye çalışmışlardır.
- 1-2
227-240