Journal Name:
- İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi
| Author Name |
|---|
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Osmanlı devletinin uzun bir süre bugünkü Yugoslavya'ya yerleşmesi, oralarda yaşıyan diğer uluslara devlet dili olarak Osmanlıcayı öğrenmeyi mecburî kılmıştır. Zamanla Müslümanlığı memnuniyetle ve iyice benimsemiş olan Bosna-Herseg, daha az sayıda ise Karadağ ve Sırbistan toplulukları, Müslüman medeniyetine gösterdikleri yakınlıkları dolayısıyle bu. dilin öğrenilmesinde ilk öncülüğü yapmış ve bu hususta büyük bir ilgi göstermişlerdir. İlk önce din etkisi ve sonraları Türklerin getirdikleri kültür, san'at ve adetlerin tesiriyle birçok sözler, ana dillerinden sıyrılarak yerlerine Türkçe, Arapça ve Farsça sözler yerleşmiştir. Bütün bu sebeplerle ilk önce Bosna-Herseg ulusu arasında Türkçenin öğrenilmesine yönelen ilk Türkçe - Hırvatçasırpça1 yazma sözlükler ortaya ç±mıştır. Sarayevo-lu Aliya Nametak, bu ilginç ilk yazma sözlükler üzerinde yaptığı araştırmalarıy-le Hırvatçasırpça dilinin incelenmesine büyük bir gayret sarfetmiştir2.
Daha somaları durum değişmiş. XIX. yy. ikinci yarısında bütün Yugoslavya topraklarında yazma eserler en son noktasına ulaşmıştır. Osmanlı devleti içerisinde yenilikler yapılarak idarî bölünmelerle vilâyetler kuruluyor. Öyle ki o zaman her vilâyetin birer basımevi vardı. Bu basımevlerinde Türkçe, Sırpça dillerinde gazete, dergi ve salnamelerden başka din ve diğer ders kitapları da yayınlanmıştır3. Böylelikle 1866 yılından soma Yugoslavya'nın birkaç şehrinin basımevinde bugüne kadar elli beş Türkçe gazete ve dergi basılmıştır4. Yayınlanan kitapların da sayısı az; depdir. Bunlar üzerinde ayrıca durmak değerli bir Mzmet yapmak demektir. Din ve okul kitaplarından başka, sözlüklerin de yayınlanmaları Türkçe öğrenmek mecburiyetinin hissedildiğini daha iyi ortaya koymaktadır. Bu lüzum, yalnız bağımsızlığını kazanmış bazı Yugoslav topluluklarının dep, Osmanlı devletinde bulunan Yugoslavya'nın diğer topluluklarında da kendini göstermiştir. Bilindiği gibi ili Abdülhamid'in hükümdarlığı zamanında Sırp okulları da açılmağa başlamıştı5. Böylelikle bu dillerde, bir Türk sözlüğüne yalnız Osmanlı devleti zamanlarında dep, Osmanlıların buralardan uzaklaşmalarından sonra da, kırallık Yugoslavyası'nda da, hatta bugünlerde de bir mecburiyet hissedilmiş ve hissedilmektedir. Çünkü bugüne kadar Yugoslav ve Türk ulusları arasında ister tarih, ister kültür bakımından olsun her zaman sağlam bağlar kurma zorunlulup vardı. Türkçenin öğrenilmesini zaruri kılan sebeplerden dolayı bugüne kadar buralarda birkaç küçük, büyük sözlük, Türk dilbilgileri, Türkçe konuşma kitapları, okuma kitapları yayınlanmıştır. Bugün Yugoslavya'da epeyce Türk halkının bulunması ve bunların kendilerine mahsus ilk ve ortaokul, yüksek pedagoji okulu hatta edebiyatları olması cihetiyle bu kabil kitapların yayınlanması dahi, şimdiye kadar hissedilen boşluğu kapatamâmıştır.
- 1