Journal Name:
- Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi
| Author Name |
|---|
Bookmark/Search this post with
Abstract (Original Language):
Bir dilin sözcük dağarcığını belli ölçütlere göre sınıflandırarak gruplandırma fikrini ilk olarak ortaya atan ARİSTO'dur. Grekçenin sözcük dağarcığını üçe ayırarak, birinci gruba ad (onoma), ikincisine eylem (rhema) adını vermiştir. Üçüncü grubun sözcükleri ise, kendi başlarına anlamları bulunan ad ile eylemin mantıksal düşünme süreçlerinde bağlantılarına yarayan sözcüklerdir.1 Bu tür sözcüklere ARİSTO, "syndesmoi" adım vermiştir. Bir dildeki sözcük türleri üzerine bir çok dilde çeşitli çalışmalar yapılmış olmakla beraber, bunların çoğunluğunda, sekiz sözcük türünde birleşildiği görülmektedir.
AKSAN,2 iki ciltlik yapıtında sözcük türleri üzerine geniş bilgiler vererek Türkçe-mizin sözcük türlerini şöyle sıralamaktadır:
1. Ad (Lat. nomen)
2. Sıfat (Lat. adiectivum)-
3. Belirteç (Adverbium)
4. Adıl (Lat pronomen)
5. îlgeç
6. Bağlaç (Lat. coniunctio)
7. ünlem (Lat interlectus)
8. Eylem (Lat. Verbum)
AKSAN bu sıralamanın kesin ve herkesçe benimsenen bir sıralama olmadığım vurgulamakta ve "Ayrıca, özellikle bugünkü dil çalışmaları göz önünde bulundurulursa sözcükleri yalnızca bu türlerden birine sokmak, onların çok çeşitli kullanımlarını görmezlikten gelmek, dilin bir dizge olduğunu unutmak demek olur."3 demekle, her hangi bir sözcük türünün bir diğerinin kapsamı içine girebileceğini ya da kendi sınırını aşabileceğini kabul etmektedir.
Yazımızda üzerine eğilmeye çalıştığımız konu, tek başına anlamı olmayan ancak belirli bir bağlam içinde çok değişik anlamlara gelebilen ve birden fazla sözcük türü olarak incelenmesi mümkün olan Almanca "doch" sözcüğüdür. Burada,önce "doch"un bir bağlaç (Konjuktion) ve daha sonra bir zarf (Adverb) olarak Almancada değerlendirilmesi yapıldıktan sonra, Almanca dan Türkçeye en önemli sözlüklerden biri olan STEUERWALD' da verilen karşılıklar ele alınacaktır.
FULL TEXT (PDF):
- 1
73-88